Türkiye, deprem kuşağında yer alan ülkeler arasında bulunurken, son yıllarda yaşanan büyük depremler binlerce can kaybına, ağır ekonomik yıkıma ve kentlerin sosyal dokusunda derin yaralara neden oldu. 1999 Marmara Depremi, 2011 Van Depremi ve son olarak 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, yapı güvenliğinin hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Özellikle Van’da 2011 yılında yaşanan depremler, yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine, binlerce yapının yıkılmasına ya da ağır hasar almasına yol açtı. Aradan geçen yıllara rağmen Van’daki yapı stokunun ne kadarının güvenli olduğu, hangi binaların risk taşıdığına dair kapsamlı ve güncel bir envanterin bulunmaması ise endişeleri artırıyor. Van’daki bina envanteri ve yapı güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Van Eski Şube Başkanı İnşaat Mühendisi Mihail Atik, mevcut durumun ciddi yapısal sorunlara işaret ettiğini vurguladı.

“Van’da bütüncül bir bina envanteri yok”

Van’daki mevcut duruma ilişkin konuşan İnşaat Mühendisi Mihail Atik, kent genelini kapsayan güncel ve detaylı bir bina envanterinin bulunmadığına dikkat çekerek, “Maalesef Van’da, tüm kenti kapsayan güncel ve detaylı bir bina envanteri bulunmuyor. Kurumların elinde bazı veriler var ancak bunlar parçalı ve sınırlı. Bir binanın yaşı, taşıyıcı sistemi, zemin durumu ve deprem performansını birlikte ele alan bütüncül bir veri tabanı yok. 2011 depremi sonrası İnşaat Mühendisleri Odası tarafından bir girişim oldu ancak sonuçlanmadı,” dedi.

Mihail Atikİnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Van Eski Şube Başkanı İnşaat Mühendisi Mihail Atik

“Tüm yapı stoku için güvenli demek mümkün değil”

Van’daki yapıların tamamı için güvenli ifadesinin kullanılamayacağını söyleyen Atik, “2011 depreminden sonra yapılan ruhsatlı binalar, yönetmelik açısından daha iyi durumda. Ancak deprem öncesinde yapılmış, denetimsiz, hasar tespitinden aklanmış ve kaçak katlı çok sayıda bina hâlâ kullanılıyor. Özellikle eski mahallelerde risk oranı oldukça yüksek,” değerlendirmesinde bulundu.

“2000 yılı öncesi binalar ciddi risk taşıyor”

Dayanıklılığın tek bir ölçüte bağlı olmadığını vurgulayan Atik, “Genel olarak 2000 yılı öncesi yapılan binaların önemli bir bölümü ciddi risk taşıyor. 2011 depreminde hasar almış, güçlendirme görmemiş ancak kullanıma kapatılmamış ciddi bir yapı stoku var. Van gibi aktif faylara yakın bir kentte, orta büyüklükte bir depremde bile zayıf binalarda ağır hasar görülebilir,” dedi.

“Risk sadece binanın yaşıyla sınırlı değil”

En riskli yapıların genellikle eski binalar olduğunu ancak sorunun yalnızca yaşla sınırlı olmadığını dile getiren Atik, “Kolon ve kirişleri sonradan kesilmiş yapılar, zayıf zemin üzerine inşa edilen binalar, ruhsatsız ve kaçak katlı yapılar ciddi risk oluşturuyor. Ayrıca kıyı kesimleri ve alüvyon zeminler de dikkatle ele alınmalı,” ifadelerini kullandı.

“Kent genelinde acilen bina envanteri çıkarılmalı”

Çözüm önerilerine de değinen Atik, önceliğin kapsamlı bir envanter çalışması olması gerektiğini belirterek, “Kent genelinde detaylı bir bina envanteri çıkarılmalı. Riskli yapılar için güçlendirme ve kentsel dönüşüm teşvik edilmeli. Ancak dönüşüm sadece bina yenilemekten ibaret olmamalı; zemin etütleri mutlaka dikkate alınmalı. Denetimler artırılmalı ve yurttaşlara uygun maliyetli yapı tarama hizmetleri sunulmalı,” dedi. Atik, deprem dirençli kent anlayışının eğitimlerle yaygınlaştırılmasının da önemli olduğuna dikkat çekti.

“Ev seçerken sadece iç güzelliğe bakılmamalı”

Yurttaşların ev alırken ya da kiralarken dikkat etmesi gereken noktaları da sıralayan Atik, “Bir evin içinin güzel olması yeterli değil. Binanın yapım yılı, 2011 depreminde hasar alıp almadığı, kolon ve kirişlerde çatlak olup olmadığı mutlaka sorgulanmalı. Zemin katta dükkân için kolon kesilip kesilmediği de önemli bir kriter. Mümkünse deprem performans raporu istenerek tercih yapılmalı,” dedi.

Edremit'te muhtarlardan Eşbaşkan Cemil Komi'ye bayram ziyareti
Edremit'te muhtarlardan Eşbaşkan Cemil Komi'ye bayram ziyareti
İçeriği Görüntüle

“Bu belirtiler ciddi uyarı niteliğindedir”

Binalardaki risk işaretlerine de değinen Atik, “Kolonlarda çatlaklar, beton dökülmeleri, binada gözle görülür eğilme ya da yamulmalar önemli risk işaretleridir. Zemin katta geniş vitrinler ve ince kolonlar da dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında. Bunlar kesin sonuç vermez ama ciddi uyarı niteliğindedir,” ifadelerini kullandı.

“Evinizin güvenliği kader değildir”

Depremin zamanının bilinmediğini ancak hasarın nerede olacağının öngörülebileceğini söyleyen Atik, “Deprem ne zaman olacak bilmiyoruz ama nerede hasar olacağını biliyoruz: Zayıf binalarda. Evinizin güvenliği kader değildir. Sorgulayın, araştırın ve gerekirse uzman görüşü alın. Unutmayın, önlem almak depremden sonra pişman olmaktan her zaman daha ucuzdur,” diyerek değerlendirmelerini tamamladı.

Muhabir: TÜLAY GÜVEN