İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Ayşe Barım ile avukatları katıldı. Esasa ilişkin savunmasında Ocak 2025’ten bu yana daha önce yaşamadığı bir süreçten geçtiğini belirten Barım, birlikte çalıştığı sanatçıları Gezi Parkı’na yönlendirmediğini, yalnızca mesleki faaliyetleriyle ilgilendiğini söyledi.

Elazığ'da dünya bisiklet günü etkinliği: Temiz hava için pedal çevirdiler
Elazığ'da dünya bisiklet günü etkinliği: Temiz hava için pedal çevirdiler
İçeriği Görüntüle

Sağlık durumu nedeniyle daha önce tahliye edildiğini hatırlatan Barım, “Dosyada somut delil yokken ağır şekilde cezalandırılmam isteniyor. Ben suçsuzum. Sadece işini yapan bir kadınım ve beraat ederek sağlığımla ilgilenmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Savunma: Somut delil yok

Barım’ın avukatlarından Sedat Özyurt, HTS ve tape kayıtlarının “cebir ve şiddet içeren hükümeti devirmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını taşımadığını savundu. Müvekkilinin Çiğdem Mater Utku ve diğer hükümlülerle birlikte hareket ettiğine dair delil bulunmadığını öne süren Özyurt, beraat talep etti.

Avukat Deniz Ketenci ise suçlamaların, Sedat Gül isimli ihbarcının sosyal medya iddialarına dayandığını, bu iddiaların kolluk tarafından araştırılmaya değer görülmediğini belirterek beraat istedi.

Mahkeme heyeti, Ayşe Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu yardım eden sıfatıyla işlediğine hükmetti. Sanık hakkında önce 15 yıl hapis cezası veren heyet, Barım’ın sabıkasız oluşu ve yargılama sürecindeki tutumunu dikkate alarak cezayı 12 yıl 6 aya indirdi.

Heyet ayrıca Barım hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Karara karşı sanık ve avukatlarının iki hafta içinde itiraz hakkı bulunduğu bildirildi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 171 sayfalık iddianamede, Barım’ın Gezi Parkı eylemleri sürecinde Memet Ali Alabora, Osman Kavala ve Çiğdem Mater ile yoğun irtibat halinde olduğu belirtildi. HTS kayıtlarına göre Barım’ın Alabora ile yalnızca Gezi sürecinde iletişim kurduğu, bu tarihler dışında herhangi bir irtibatın bulunmadığı kaydedildi.

İddianamede, Barım’a ait ID İletişim Danışmanlık şirketine bağlı sanatçıların sosyal medyada “occupyturkey” ve “DirenGeziParkı” etiketlerini sistematik şekilde paylaştığı, sanatçılar camiası adına sürecin yaygınlaştırılmasında aktif rol üstlenildiği iddia edildi.

Savcılık, Barım’ın sanatçıları Gezi Parkı’na yönlendirerek planlama ve organizasyon kapsamında yardım eden konumunda bulunduğunu öne sürerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Kaynak: AA