DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın açıklamasında, Van’daki 18 bin 500 esnafın yaşadığı ekonomik ve yapısal sorunları gündeme taşıdı.
Dindar, kentte birçok esnafın sabah dükkânını açarken satış yapmayı değil, bankaya olan borcunu düşündüğünü belirterek, kredi kartı borçları, ticari krediler ve yüksek faizler nedeniyle kepenk kapatanların sayısının her geçen gün arttığını söyledi. Son bir yılda açılan her 100 işletmeden 40’ının yılını tamamlayamadan kapandığını ifade eden Dindar, iflas ve devirlerin artık günlük hayatın sıradan gerçeği haline geldiğini kaydetti.
Kış aylarında 8-10 bin lirayı bulan doğalgaz faturaları, elektrik ve su kesintileri ile artan maliyetlerin küçük işletmeleri çıkmaza sürüklediğini dile getiren Dindar, özellikle Maraş ve Cumhuriyet caddelerindeki esnafın personel çıkarmak zorunda kaldığını aktardı.
Vergi yükünün de ağırlaştığını belirten Dindar, kazancı düşen esnaftan hâlâ yüksek KDV, stopaj ve Bağ-Kur primi alındığını, basit usul vergilendirmenin kaldırılmasıyla küçük işletmelerin daha fazla vergiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Zincir marketlerin mahalle aralarına kadar yayılmasının küçük esnafı bitirme noktasına getirdiğini kaydeden Dindar, yerel işletmelerin büyük sermaye karşısında korunmasız bırakıldığını vurguladı.
Kayyım döneminde altyapı sorunlarının derinleştiğini ifade eden Dindar, aylarca kazılı bırakılan yollar, su baskınları, çamur ve ulaşım sorunlarının ticareti doğrudan etkilediğini dile getirdi. Semt pazarlarında yer yetersizliği nedeniyle yüzlerce esnafın mağdur olduğunu da sözlerine ekledi.
DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar‘ın açıklaması şöyle:
Bugün burada Van’da ayakta kalmaya çalışan 18 bin 500 Van esnafının sesi olmak için söz aldım. Yıllardır devam eden ekonomik kriz nedeniyle kredi borçları, yüksek faturalar, artan vergiler, zincir market baskısı ve kayyım rejiminin yarattığı altyapı sorunları esnafı nefessiz bırakmış durumdadır.
Van’da birçok esnaf sabah dükkânını açarken ilk düşündüğü şey satış değil, bankaya olan borcudur. Kredi kartı borçları, ticari krediler, yüksek faizler nedeniyle kepenk kapatanların sayısı her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz ay merkez İpekyolu ilçesinde yıllardır kırtasiye işleten bir esnaf, bankaya olan borcunu ödeyemediği için dükkânını devretmek zorunda kaldı. Aynı sokakta iki ay önce bir ayakkabıcı iflas etti. Bunlar istisna değil, artık sıradan günlük hikâyeler haline gelmiştir. Van’da bir yılda açılan yüz işletmenin 40 tanesi yılını tamamlayamadan tekrar kapanıyor artık. Bu iflas ve devir döngüsünün nedeni iktidarın politikalarıdır.
Faturalar esnafın belini büküyor. Elektrik, doğalgaz, su… Kış aylarında sadece ısınma için gelen doğalgaz faturası 8-10 bin lirayı buluyor. Siftah etmeyen esnaf evine nasıl ekmek götürsün! Faturalarını nasıl ödesin!
Van esnafı ülkenin en pahalı suyunu içiyor, kullanıyor. Özellikle Maraş Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi’nde küçük işletmeler, faturaları ödeyebilmek için personel çıkarmak zorunda kalıyor. Van’da 2 haftadır devam eden elektrik ve su kesintileri esnafı çok zor durumda bırakıyor. VEDAŞ ve VASKİ işbirliğiyle esnaf batırılıyor.
Esnafın üzerindeki Vergi yükü ise ayrı bir sorundur. Kazancı düşen esnaftan hâlâ yüksek KDV, stopaj ve Bağ-Kur primi isteniyor. Esnaf kazanamadığı paranın vergisini ödemek zorunda bırakılıyor. Mehmet Şimşek rejimi rant, savaş ve saray giderlerini küçük esnafa yükleme peşindedir.
Van ve diğer 29 Büyükşehirde bu yılbaşından itibaren basit usülde vergileme sistemi kaldırıldı. Bundan sonra Büyükşehirlerde lokantacı, taksici, fırıncı kim varsa gelir ve kazancına bakılmaksızın basit usulde vergile vermesi gereken kazancını “gelir usulüyle” vergilendirecektir. Şu an esnafımızın en temel sorunlarından birisi de budur.
Van’da birçok işletme sahibi Bağ-Kur primini yatıramadığı için sağlık hizmetinden yararlanamıyorken bir de ilave vergi yükleri çıkarılmış durumdadır. Bu, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmıyor. Bu iktidar yanlış politikalarla esnafın da halkın da belini bükmüştür.
Zincir marketler meselesi Van’da artık ciddi bir krizdir. Mahalle aralarına kadar giren ulusal market zincirleri, küçük bakkalı, manavı, kasabı bitirme noktasına getirmiştir. Edremit’te bir mahallede üç büyük zincir market yan yana açılmış durumdadır. Aynı sokakta 30 yıldır bakkallık yapan bir yurttaşımız artık sadece sigara ve ekmek satabiliyor. Bu evine aş ekmek götürecek!
Yerel esnaf, büyük sermaye karşısında korunmasız bırakılmıştır. Dev tekellere dönüşen bu yapılar hem topluma niteliksiz ve denetimsiz ürünler sunmaktadır hem de esnafı sistematik bir şekilde yoksullaştırmaktadır.
Kayyım rejimiyle birlikte Van’da altyapı sorunları da derinleşmiştir. Esnafın olduğu sokaklar aylarca kazılı bırakılıyor, düzgün bir planlama yapılmıyor. Kazım Karabekir Caddesi’nde esnaf, aylarca süren yol çalışmaları nedeniyle müşteri kaybetti. Çukurlar, toz, çamur yüzünden insanlar dükkânlara giremez hale geldi. Belediyenin; yerel ihtiyaçlara göre değil, Ankara’dan gelen talimatlarla yönetilmesi, esnafın sorunlarını görmezden gelinmesine yol açıyor. Kayyımın önceliği esnafın ihtiyacı değil AKP’den gelen rant taleplerini karşılamak şeklindedir. Bu esnada ve halka yazık değil mi?
Van-Edremit-Şabaniye Semt Pazarı Esnafı’nın Mağduriyeti çözüm bekliyor. Yıllardır bu semtte Pazar esnaflığı yapan yaklaşık 600 esnaf için yapılması gereken kapalı semt pazarı alanı, sadece 130 kişilik inşa edilmiştir. Bu durum hem esnaf arasında sorunlara yol açmıştır hem de tüm esnaflar için yer olmadığından tüm pazarın kurulmasını engellemektedir.
Esnafın talebi mevcutta kurulan Pazar yerinin önünde bulunan açık alanın ve yol kenarının tüm esnafın kullanımına açılması, yıllardır birlikte Pazar yeri olarak kullanılan bu alanın sorun çözülene ve herkesin sığabileceği şekilde kapalı semt pazarı yapılana kadar kullanılmasına izin verilmesidir.
Esnaf sorunlarını konuşabilmek ve çözmek için büyükşehir belediyesinden ve Valilikten bir muhatap bulamadıklarını da ifade ediyor.
Tüm esnafın kullanabileceği alanlar inşa edilene kadar meselenin bir boyutu da UKOME kararı ile çözülebilir. Yıllardır olduğu gibi ilgili yolun kullanımına ilişkin bu yönde bir karar alınabilir
Van’ın çarşısı, tüm pazarları yıllardır kaderine terk edilmiş durumdadır. Eskiden yoğunluktan adım atamadığımız çarşılarda şimdi sessizlik hakimdir. Kayyım ve AKP işbirliği ile ne müşteri, ne turist ne de vatandaş alışveriş yapabiliyor.
Kayyım esnafın çektiğinden habersizdir. En ufak bir yağmur, bazı bölgelerde dükkânları su basıyor. Sanayi sitesinde ve birçok yerde yollar çamurdan geçilmiyor. Bu altyapı eksiklikleri ticareti doğrudan etkiliyor. Esnaf kendi imkânlarıyla yol yapmaya çalışıyor, rögar kapağı kendileri taktırıyor. VASKİ ise suya ve alt yapı harçlarına yüzde 103 zamla yanıt veriyor!
Soruyorum buradan: Van esnafı bu kadar sorunla boğuşurken iktidar ne yapıyor? Kredi borçlarına yapılandırma var mı? Yok! Faturalara destek var mı? Yok! Vergide adalet var mı? Yok! Zincir marketlere sınırlama var mı? Yok! Kayyım rejiminin yarattığı tahribatı kim onaracak?
Van esnafı sadaka değil, hakkını istiyor. Borçlarını ödeyebileceği adil bir ekonomi, öngörülebilir bir vergi sistemi, altyapısı düzgün bir şehir ve adil rekabet koşulları istiyor.
Yerel yönetimlerin halk tarafından seçilmesini, esnafın muhatap bulabilmesini istiyor. Van’da esnaf yıllardır yol, otopark ve trafik sorununun çözülmesini bekliyor. Geçtiğimiz hafta 3 gün kar yağdı kayyım rejimi altında kaldı ama faturası esnafa kesildi. Halk yolunu kendisi açmak zorunda kalıyor.
TBMM, kayyım gaspına artık son vermelidir, bu sadece irade ve milli egemenliğin gaspı değil aynı zamanda halkın, esnafın ve tüm yurttaşların temel haklarının gaspıdır. Artık Van esnafının çığlığı duyulmalıdır. Kayyım uygulamasına son verilmeli, halkın iradesi yeniden belediyelere teslim edilmelidir.
Çok sınırlı sayıda rantçının sahibi olduğu zincir marketlere sınırlama getirilmelidir. Buradan bir kere halkımıza çağrı yapıyoruz. Bu zincir marketlerden alışveriş yapmayın! Paranız komşunuza, hemşerinize ve şehrinize gitsin. Van esnafına da sesleniyoruz. Birlikte zincir marketlere karşı kollektif yapılanmalara gidilmelidir. Kooperatifleşme başta olmak üzere emeğinizin korunması ve halkımızın nitelikli ürün alma hakkının korunması için birlikte çalışmalıyız.
Yine Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarının, esnaf kredilerinin, teşvikleri faizsiz ya da düşük faizli yapılandırması gerekmektedir. Belli bir gelir düzeyinin altında kalan ve geçim sorunu yaşayan esnafa elektrik ve doğalgaz faturaların destek sağlanmalıdır. Esnafın vergi yükü hafifletilmelidir. Yandaş büyük şirket ve işletmelerden alınamayan vergi yükü esnafa yüklenmemelidir.
Buradan hükümete sesleniyoruz. Bu ülkenin vergi gelirlerini bu ülkenin halklarının refahı için harcayın diyoruz.



