Gelişen teknoloji ve seri üretimin gölgesinde kalan geleneksel el sanatları, yaratıcı zihinlerin elinde yeniden hayat buluyor. Erzincan’da çocuk yaşta çırak olarak başladığı kunduracılık mesleğini üç on yıldır sürdüren Sinan Mayda, müşterilerinin hazır giyime yönelmesiyle azalan iş hacmine karşı pes etmek yerine, mesleğini sanatla zenginleştirmeyi seçti.

Bir müşteri önerisiyle değişen kader
Mesleğinin sadece tamirat ve onarıma sıkışmasından rahatsız olan Mayda, arayış içerisindeyken bir müşterisinin getirdiği tel kırma işlemeli kumaşla tanıştı. Bu işlemeyi modern bir çanta tasarımıyla buluşturan usta, aldığı olumlu tepkiler üzerine üretimi çeşitlendirmeye karar verdi. Bugün gelinen noktada Mayda; babet, terlik ve ayakkabıları Anadolu'nun kadim motifleriyle süslüyor.

Halk Eğitim kursiyerleriyle sanat iş birliği
Üretim sürecinde yerel kalkınmaya da destek veren Mayda, Halk Eğitimi Merkezleri ve özel kurslardaki kursiyerlerin el emeği göz nuru işlemelerini tasarımlarına entegre ediyor. Farklı yörelere ait desenleri modern formlarla buluşturduğunu belirten Mayda, süreci şu sözlerle anlatıyor:
"Ege, Doğu Anadolu ve Karadeniz gibi farklı yörelere ait desenleri çantalarla, ayakkabılarla ve terliklerle buluşturuyoruz. Ortaya çıkan işler o kadar beğeniliyor ki, ürünlerimizi yurt dışına gönderen müşterilerimiz dahi var."

"İnsana hitap eden sanat ölmez"
Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla Türkiye’nin dört bir yanından sipariş alan Sinan Mayda, zanaatkârlara da ilham veriyor. Geleneksel mesleklerin yok olmaya mahkûm olmadığını, aksine kendini geliştirerek yaşatılabileceğini vurgulayan usta, "Yapılmaz diye bir şey yoktur. İnsan kendini geliştirirse başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Bu meslek insana hitap ettiği sürece asla ölmez" diyerek umut aşılıyor.





