Avrupa’da göçmen karşıtlığının ve ırkçı saldırıların en karanlık örneklerinden biri olan NSU (Nasyonal Sosyalist Yeraltı) cinayetleri, gazeteci–yazar Yücel Özdemir’in kaleme aldığı çarpıcı kitapta tüm boyutlarıyla mercek altına alınıyor.
2000 yılında Enver Şimşek’in öldürülmesiyle başlayan, 11 yıl boyunca çoğu Türkiyeli göçmen olmak üzere 10 kişinin katledildiği NSU saldırıları, yıllarca Alman devleti, emniyet birimleri ve istihbarat tarafından “Döner cinayetleri”, “mafya hesaplaşması” gibi basit gerekçelerle göçmen ailelere yıkılmaya çalışılmıştı. Ancak cinayetlerin Neonaziler tarafından işlendiğinin ortaya çıkması, Almanya’da büyük bir yüzleşme tartışmasının fitilini ateşledi.

Davanın Başından Sonuna Tanıklık Eden Bir Gazetecinin Kalemi
Yıllardır Almanya’da gazetecilik yapan, Evrensel gazetesindeki yazılarıyla bilinen Yücel Özdemir, NSU davasını ilk günden son duruşmaya kadar izleyen sayılı gazetecilerden biri olarak, kitabında:
İşlenen 10 ırkçı cinayetin perde arkasını,
Neonazi örgütlenmelerinin Almanya’daki tarihsel gelişimini,
Alman istihbaratının işin neresinde durduğunu,
Emniyet birimlerinin yıllarca süren “görmezden gelme” politikasını,
Göçmen ailelerin yıllarca suçlanarak maruz bırakıldığı travmayı,
Devlet–ırkçılık ilişkisine dair karanlık bağlantıları tüm ayrıntılarıyla anlatıyor.
Irkçılıkla Yüzleşmek İsteyenlere Güçlü Bir Öneri
“Almanya'da Neonazi–İstihbarat–Emniyet Üçgeninde NSU Cinayetleri”, sadece bir araştırma kitabı değil; aynı zamanda ırkçılığın nasıl kurumsal boyuta taşınabileceğini gösteren önemli bir belgesel çalışma niteliğinde.
Göç, Almanya’da Türkiye kökenli toplum, Avrupa’daki aşırı sağın yükselişi ve devlet–ırkçılık ilişkisi üzerine düşünen herkes için güçlü, sarsıcı ve mutlaka okunması gereken bir kaynak.
Irkçılığın karanlık yüzünü anlamak ve NSU cinayetlerinin ardındaki büyük sessizliği görmek isteyen okurlar için kesinlikle önerilir.




