Sakarya’nın Akyazı ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki metal heykel sanatçısı Gülfidan Soyuğur, 12 metrekarelik küçük atölyesinde el emeğiyle metal parçaları dekoratif objelere dönüştürüyor. İstanbul’da liseden mezun olduktan sonra çeşitli işlerde çalıştıktan sonra görsel sanatlara yönelen Soyuğur, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden mezun oldu.

Küçük yaşlardan beri çamur ve maketlerle ilgilenen Soyuğur, üniversite yıllarında metal, ahşap ve mermer dersleri aldıktan sonra metal ile devam etmeye karar verdi. Soyuğur, metalin sert ve soğuk yapısına şekil vererek ona ruh katmanın kendisini büyülediğini söylüyor:
"Metali biraz hayata benzetmiş olabilirim. Hayatın zor ve dirençli kısımları vardır ama ona şekil ve yön verecek olan biziz."

Yaklaşık 2,5 yıl önce açtığı atölyesinde gününün neredeyse tamamını çalışarak geçiren sanatçı, bugüne kadar 22 eser ortaya çıkardı. Soyuğur, eserlerini internet üzerinden meraklılarına ulaştırıyor ve kaynak, zımpara gibi işlemler sırasında yaşadığı yaralanmaların kendisine güç verdiğini ifade ediyor.

Her heykelin bir hikayesi olduğunu belirten Soyuğur, figüratif çalışmalara ağırlık veriyor. Atölyesi onun için bir terapi merkezi işlevi görüyor; stres ve kaygısını çekiç, kaynak ve zımpara darbeleriyle atıyor.
Sanatçı, ilerleyen dönemde atölyesini büyütmeyi ve metalin yanı sıra ahşap ve çamuru da birleştirerek daha büyük projeler gerçekleştirmeyi planlıyor. Hedefi, Türkiye’nin farklı bölgelerinde eserlerini sergileyebilmek ve atölyesinin kapılarını kadın sanatçılara açarak onların da kendi hikayelerini heykellere aktarabilmesini sağlamak.

Soyuğur’un eserlerinden biri, şu anda Alaçatı Marina’da görülebiliyor. Sanatçı, “Bir gün Türkiye’nin birçok yerinde eserlerimi görmek ve insanlara ilham vermek istiyorum” diyor.






