Kaplan, geleneksel yöntemlerde daralan ya da tıkanan kalp damarlarının çoğunlukla stentle açıldığını, ancak her hasta için stentin ideal bir çözüm olmayabildiğini belirtti.
İlaçlı koroner balonların, damarı açarken aynı zamanda damar duvarına özel bir ilacı kısa sürede ve etkili biçimde verdiğini aktaran Kaplan, bu sayede yeniden daralma riskinin azaltıldığını ifade etti.

Bu yöntemde damar içinde kalıcı bir metal yapı bırakılmadığına dikkat çeken Kaplan, özellikle daha önce stent takılmış ve tekrar daralma gelişmiş hastalarda, küçük çaplı damarlarda ya da stent yerleştirilmesinin riskli olduğu durumlarda önemli avantajlar sağladığını vurguladı.
Kaplan, “Damar içinde yabancı bir cisim bırakılmaması, uzun vadeli komplikasyon risklerini azaltabiliyor. Ayrıca bazı hastalarda daha kısa süreli kan sulandırıcı tedavi yeterli olabiliyor. Bu da kanama riski yüksek hastalar için önemli bir avantaj” dedi.

Tedavi seçiminde hastanın damar yapısı, darlığın yeri ve eşlik eden hastalıkların belirleyici olduğuna işaret eden Kaplan, doğru yöntemin belirlenmesi için ayrıntılı kardiyolojik değerlendirmenin büyük önem taşıdığını kaydetti.


