DEM Parti Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin, Türkiye’de kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin ulaştığı boyutlara dikkat çekerek Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kapsamlı bir soru önergesi sundu.

Bartin, mevcut tablonun “münferit olaylarla açıklanamayacak kadar derin ve kurumsallaşmış bir şiddet rejimine” dönüştüğünü vurguladı.

“481 Kadın Sadece Altı Ayda Öldü; Devlet Koruma Görevini Yerine Getiremiyor”

Bartin, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) 2025 verilerine atıf yaparak yılın ilk altı ayında 336 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 145 kadının ise şüpheli koşullarda yaşamını yitirdiğini belirtti. Bu tabloyu “toplumsal bir güvenlik krizi” olarak nitelendiren Bartin, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ifade etti.

Iğdır Ulu Camisi'nde kartpostallık manzara: Leylek gün batımında görüntülendi
Iğdır Ulu Camisi'nde kartpostallık manzara: Leylek gün batımında görüntülendi
İçeriği Görüntüle

Önergede, katledilen kadınların önemli bir kısmının daha önce kolluğa başvurduğu, şikâyetçi olduğu veya korunma talep ettiği halde öldürüldüğünün altı çizildi.

“Kadınlar En Çok Kendi Evlerinde Öldürülüyor”

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) raporlarına değinen Bartin, kadın cinayetlerinin büyük bölümünün failin eşi, eski eşi veya aile üyeleri tarafından işlendiğini, ev içi şiddetin hâlâ gizlenen ve normalleştirilen bir boyutta olduğunu belirtti.

Ateşli Silah Kullanımındaki Artış: “Denetimsiz Silahlanma Kadınları Öldürüyor”

Önergeye göre kadın cinayetlerinin yarısından fazlasında ateşli silah kullanılıyor. İnternet üzerinden kolayca temin edilebilen ruhsatsız silahlar, erkek şiddetinin ölümcül sonuçlara dönüşmesinde kritik rol oynuyor.

Bartin, bunun yalnızca failin sorumluluğu değil; devletin denetim eksikliklerinin, silahlanmayı teşvik eden toplumsal kültürün ve cezasızlık politikasının bir sonucu olduğunu vurguladı.

6284 Sayılı Kanun Etkin Uygulanmıyor”

Koruma kararına rağmen öldürülen kadınların varlığına dikkat çeken Bartin, elektronik kelepçe uygulamalarındaki eksikliklerin, risk değerlendirmesi ve hızlı müdahale hatlarının yetersizliğinin kadınları korumasız bıraktığını belirtti.

“Erkek Egemen Yargı Pratiği Cezasızlığı Büyütüyor”

Bartin, haksız tahrik ve iyi hâl indirimlerinin kadın cinayetlerinde yaygın biçimde kullanıldığını, yargının “şüpheden sanık yararlanır” ilkesini toplumsal cinsiyet perspektifi olmadan uygulamasının failleri cesaretlendirdiğini söyledi.

Mizgin Ertekin’in Devlet Yurdundaki Şüpheli Ölümü Gündemde

Bartin’in önergesinde en dikkat çeken başlıklardan biri, 22 Kasım 2025’te Ankara Polatlı’daki devlet yurdunda şüpheli şekilde yaşamını yitiren Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğrencisi Mizgin Ertekin oldu.

Bartin, bu olayın yurtlarda kamera sistemi, güvenlik önlemleri ve personel sorumluluklarında ciddi zafiyetler bulunduğunu ortaya koyduğunu belirterek, dosyanın hızlı biçimde “intihar” kategorisine sokulabileceği yönündeki endişeleri dile getirdi.

“Şüpheli Kadın Ölümleri Hızla Kapatılıyor”

Hem KCDP hem TKDF raporlarına göre şüpheli kadın ölümleri çoğu zaman yeterli inceleme yapılmadan “intihar” olarak kaydediliyor. Bartin, delil toplama süreçlerinin geciktirilmesi, uzman ekip görevlendirmelerinin yapılmaması ve soruşturmaların kapatılma eğiliminin kadınların yaşam hakkına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

Bartin: “Kadın Cinayetleri Artık Sadece Adli Sorun Değil; Kamusal Güvenlik Krizidir”

Milletvekili Öznur Bartin, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin devlet politikalarındaki yönelimle birlikte sistematik bir hâl aldığını vurgulayarak, TBMM’yi ve Adalet Bakanlığı’nı acil önlem almaya çağırdı.

Bartin; kadınların yaşam hakkını güvence altına alacak, cezasızlık rejimini sonlandıracak ve şiddetle mücadelede etkili mekanizmaları devreye sokacak adımların atılması gerektiğini belirtti.

Muhabir: Semih SARMA