Yeniden Refah Partisi genel başkan yardımcısının bulunduğu makam aracı kaza yaptı: 3 yaralı
Yeniden Refah Partisi genel başkan yardımcısının bulunduğu makam aracı kaza yaptı: 3 yaralı
İçeriği Görüntüle

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’ın şüpheli ölümü üzerinden 13 ay geçmesine rağmen, dosyadaki birçok soru hâlâ yanıt bulmuş değil. Aile, ATK’nin hazırladığı raporda tespit edilen iki erkeğe ait DNA’nın sahibinin belirlenmesini beklerken, ATK’nin son ek raporunda ilk rapordaki “bulaş ihtimalinin” artık geçerli olmadığı belirtildi. Buna rağmen dosyada ilerleme sağlanmaması aileyi endişelendiriyor.

Kızının faillerinin açığa çıkarılması için 13 aydır mücadele verdiğini belirten baba Nizamettin Kabaiş, bu süreçte 19 kez Van’a giderek avukatlarla birlikte savcılıkla görüştüklerini söyledi. Rojin’in bedeninde tespit edilen iki DNA’nın sahibinin kızlarına zarar veren kişiler olduğunu kaydeden Kabaiş, “Yurtta kalan tüm erkeklerin, Bardakçı ve Mola Kasım mahallelerinde bulunan herkesin DNA’sına bakılması gerekiyor. Bu yapılmadığı sürece gerçek failler bulunmaz” dedi.

“Athletteki kan Rojin’e ait değil, başka bir kadına ait”

Kabaiş, dosyada kritik önemde olan bir detayı da paylaştı:

“Rojin’in atletinde bulunan kanın ona ait olmadığı ortaya çıktı. Başsavcıyla yaptığımız son görüşmede, bu kanın başka bir kadına ait olduğu söylendi. Bu durum çok önemli bir soru işareti. Bu ne anlama geliyor?”

Üniversite yönetiminin yaklaşımını da eleştiren baba Kabaiş, rektörün aileyi aramadığını ve cinayetin aydınlatılmasını isteyen öğrencilere yönelik şiddet uygulanmasını kabul etmediklerini dile getirdi.

“Telefon şifresi neden hâlâ kırılmadı?”

Kabaiş, Rojin’in telefonunun şifresinin aylar geçmesine rağmen hâlâ çözülemediğini belirterek tepki gösterdi:

“Bu telefon iPhone bile değil, Redmi marka. Sıradan bir telefoncu bile ‘getirin, hemen açarız’ diyor. Nasıl oluyor da bugüne kadar o şifre kırılamıyor?”

Aileye yönelik tehditler arttı

Son haftalarda aileye yönelik tehditlerin yoğunlaştığını belirten Kabaiş, oğluna Türkiye hattından mermi fotoğrafı gönderildiğini söyledi. Bunun üzerine Şehitlik Karakolu’na giderek suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Kabaiş, şunları aktardı:

“Karakol komutanı, ‘Türkiye numarasını tespit ederiz, cezasını veririz’ dedi. Ancak başvurumuzun üzerinden dört gün geçmesine rağmen hâlâ bir dönüş olmadı. Eğer isteseler her şeyi çoktan bulurlardı.”

Kabaiş, tüm tehditlere rağmen geri adım atmayacaklarını vurgulayarak, “Biz korkmuyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.

Kaynak: Mezopotamya Haber Ajansı