İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, ABD ve İsrail’in İran’daki petrol depolama tesislerine yönelik saldırılar sonucu çıkan yangınların atmosfere yaklaşık 47 bin ton sera gazı ve tonlarca kirletici bıraktığını belirtti. Kadıoğlu, bu durumun bölge ülkelerinde hava kirliliğini artırsa da Türkiye için kısa vadede doğrudan bir tehdit oluşturmadığını ifade etti.
Kadıoğlu, yangınlardan yayılan kükürtdioksit, azot oksitler, PM2,5 ve PM10 partikülleri, siyah karbon ve kanserojen PAH bileşiklerinin rüzgarlarla uzun mesafelere taşınabildiğini vurguladı. Kirleticilerin şu anda Türkmenistan ve Pakistan yönüne hareket ettiğini söyleyen Kadıoğlu, rüzgarların yön değiştirmesi durumunda Doğu Anadolu’da etkiler görülebileceğini aktardı.
"İran'daki petrol depolama tesisi yangınları tahminlere göre yaklaşık 47 bin ton sera gazı ile tonlarca siyah karbon, kükürtdioksit ve kanserojen polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) bileşiklerini atmosfere bıraktı. Asit yağmuru potansiyeli taşıyan bu kirletici bulutlar şu anda Türkmenistan ve Pakistan yönüne taşınıyor. Türkiye için kısa vadede doğrudan bir tehdit görünmüyor. Kirleticiler şu an yaklaşık 1-2 kilometre yükseklikte doğuya doğru taşınıyor. Ancak atmosferik dolaşım değişir ve rüzgarlar doğudan batıya dönerse Doğu Anadolu'daki iller etkilenebilir."
Uzman, atmosfere karışan gazların su buharıyla birleşerek sülfürik ve nitrik asit oluşturabileceğini, bunun asit yağmurlarına yol açarak toprak, su ve bitki yaşamını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Kadıoğlu, 1991 Kuveyt petrol yangınlarında benzer etkilerin yaşandığını hatırlattı ve atmosferik koşulların yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.
Asit yağmuruna karşı alınacak önlemlerle ilgili de uyarılarda bulunan Kadıoğlu, yağmura maruz kalan kişilerin derilerini bol suyla durulaması, ıslak kıyafetlerini çıkarması, gözlerini yıkaması ve sebze-meyveleri iyi yıkayarak tüketmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca hassas grupların kapalı alanlarda kalması ve ilaçlarını hazır bulundurması önerildi.
"Yağmura maruz kalan kişilerin cildi ovuşturmadan akan soğuk suyla durulaması, ıslak kıyafetlerini hemen çıkararak kapalı bir poşete koyması ve gözlerini en az 5 dakika bol suyla yıkaması gerekir. Asit yağmuru ihtimalinin bulunduğu ilk yağışların ardından çatıdan veya topraktan toplanan suların kullanılmaması, açıkta yetişen sebze ve meyvelerin ise soyularak ve bol suyla yıkanarak tüketilmesi önemlidir. Özellikle astım ve KOAH hastaları, 65 yaş üstü kişiler, çocuklar ve hamileler gibi hassas grupların mümkün olduğunca kapalı ortamlarda kalması ve gerekli ilaçlarını hazır bulundurması gerekir."




