Van'da son dönemde bazı inşaat firmalarının kaldırım ve yolları kontrolsüzce işgal etmesi, kentte ciddi bir yurttaş hukuku krizine neden oldu. Yasal düzenlemeleri hiçe sayarak kamuya açık alanları şantiye sahasına çeviren bu uygulamalar, özellikle engelli, yaşlı ve bebekli vatandaşlar için güvenli yaya trafiğini imkânsız hale getirerek can güvenliğini tehlikeye atıyor.

Yurttaşlar işgal edilen kaldırımlar ve tehlikeli inşaat alanları nedeniyle kent içinde güvenli bir şekilde hareket edemiyor. Uzmanlar, bu durumun temelinde belediyelerdeki yönetim ve denetim eksikliğinin yattığına dikkat çekiyor.

Van Yol 1

“İnşaat firmaları kent hukukuna uygun davranmalıdır”

KESK’e bağlı Yapı Yol-Sen Van Şube yöneticisi Şemsettin Bakır, kentteki bu durumu şöyle değerlendiriyor:

“Modern toplumda 'Kent Hukuku' toplumun vicdanını oluşturmaktadır. Ancak Van’da uzun yıllardır devam eden yönetim eksikliği altyapıyı ve yaşam konforunu olumsuz etkilemektedir. Belediyelerde denetim eksikliği, inşaat süreçlerinin kaotik bir şekilde ilerlemesine neden olmaktadır. İnşaat alanlarının güvenli hale getirilmemesi, vatandaşların güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu durumun çözülmesi için inşaat izinlerinin düzenli verilmesi, denetimlerin artırılması ve inşaat süreçlerinin belirli saatlerde gerçekleştirilmesi gibi önlemler öne çıkmaktadır. Bu sorunların çözülmesi, kentin daha sağlıklı bir şekilde yönetilmesine katkıda bulunacaktır. İnşaat yapılmasının ihtiyaç ve zorunluluk olduğunu ifade ediyoruz, fakat bu Van'daki gibi başıboşlukla olmamalıdır. Belediye ruhsat versin, sonrasında da gerekli denetimleri titizlikle yapsın.”

Şemsettin BakırYapı Yol-Sen Van Şube Yöneticisi Şemsettin Bakır

Denetim eksikliği söz konusu

İnşaatlarda gerekli önemlerin alınmadığına da değinen Bakır, “Yasal olarak inşaat alanı bellidir. İnşaat alanı belirlendikten sonra bu alanın etrafı çevrilir ve gerekli önlemler alınır. Burada belediyeler gerekli denetimleri yapmadığında, kaldırımı sıfır yapıyor, kaldırımı ve yolu işgal ediyor. Bir kişi inşaat yapacaksa, zaten belli düzeyde geri çekmesi gerekiyor. Sonrasında çevredeki insanları rahatsız etmemesi gerekiyor. İnşaatın tozunu, toprağını yola ve çevreye salmaması gerekiyor. Tüm bunların denetlenmesinin belediye tarafından yapılması gerekiyor. Bir de ne yapılacaksa inşaatın içinde yapılmalı,” şeklinde konuştu.

Van Yol 2

Kimse güvende değil

Bu durumun yurttaşların güvenliğini tehdit ettiğini ifade eden Bakır, "Sadece bir belediyeye yönelik değerlendirmede bulunmuyorum. Denetimler yapılmadığı için insanlar güven içinde yürüyemiyorlar. Kaldırımlar zaten küçük, bir de inşaat firmaları kapattı mı, bu kez yolda, araçlar ile iç içe yürümek durumunda kalıyor. Şimdi burada engelli olanı var, hamile olanı var, bebek arabası olan var, yaşlılar var ve bunların birçoğu birçok yerde kaldırımı kullanamadığından güvenli yürüyemiyor,” dedi.

Van Yol 3

Kumbala'da anlamlı konser: Zehra Dilsiz Çakır ve Alkan Akıncı
Kumbala'da anlamlı konser: Zehra Dilsiz Çakır ve Alkan Akıncı
İçeriği Görüntüle

“Beton mikserlerinin devrilme riski var”

Son olarak beton mikserlerinin gündüz çalışmasının büyük bir tehlike yarattığını vurgulayan Bakır, şunları kaydetti:

“Beton mikserlerinin gündüz ortası caddeleri kapattığını, bunun sonucunda da kent trafiğinin allak bullak olduğunu belirtiyoruz. Gündüz ortası beton mu dökülür? Allah korusun, ya devrilirse bunun hesabını kim verecek? Yoğunluğun en az olduğu saatte olabilir. Beton döküleceği zaman da ilgili belediyeye bağlı zabıtanın gelerek gerekli önlemleri alması gerekiyor. İnşaat sahiplerinin kafalarına göre yolu kapatmaması gerekiyor. Ancak ne var ki bu, bu şekilde olmuyor. İnşaat firmaları kafalarına göre yolu kapatıyor, ondan sonra da o bölgede trafik kaosa dönüyor."

Van Yol 6

“Bu bir hak ihlalidir”

Konunun hukuki boyutuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Ümit Avcı, inşaat firmalarının tutumunun doğrudan insan hakları ihlali anlamına geldiğini şöyle aktardı:

“Yayaların güvenli yürüyebilecekleri bir alanın oluşturulması lazım. Ancak maalesef bu yok. Kaldırımların kapatılması, araçların da yol kenarına park etmeleri sonucunda yayaların kullanabilecekleri bir yer kalmamıştır. Hukukta bunun karşılığı insan hakkı ihlalidir."

Ümit AvcıAvukat Ümit Avcı

“İmar Kanunu’na uyulmuyor”

Avcı, İnşaat yapımı, İmar Kanunu'nun 32. Maddesi ile kanunlar çerçevesinde belli bir biçime kavuşturulmuştur. Yasalara göre inşaat yapımının kamuya ait alanlara (kaldırım veya yol) taşması aykırılık teşkil eder. Alınacak izinler çerçevesinde belli bir süre kapatılabilir, ancak bu, insanları mağdur edecek boyuta varmamalıdır. Kısa süreliğine de olsa yayalara gerekli güvenli alternatif yolların belirlenmesi ve bunun güvenliğinin sağlanması gerekiyor. İmar Kanunu'nun 3194/34. Maddesinde buna uymayan kişi veya firmalara uygulanacak ceza düzenlenmiştir. Yasa ve yönetmelikleri uygulamamasının mutlak anlamda cezai bir karşılığı vardır,” dedi.

Van Yol 5

“Belediyelerin de hakları var”

Belediyelerin kamu düzenini sağlamak konusunda sahip oldukları haklarla ilgili de konuşan Avcı, "Belediyeler, kendi bölgelerinde halkın huzur, esenlik, sağlık ve düzenini sağlamakla görevlidir. Buna aykırı hareket edenlere gerekli cezai yaptırımları uygulamak da belediyelerin yetkisindedir. Cezaların genellikle uygulanmadığını, ısrar veya zararın olması durumunda cezaların uygulandığını söylemek yasalara göre suçtur. Gerekli izinleri almayan, yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere göre hareket etmeyen yapıların, yapımına başlanmış olsa bile ilgili belediye birimi tarafından yıkımı gerçekleşebilir," şeklinde ifade etti.

Van Yol 4

Kurumlardan da şikayetçi olunabilir

Görevini yerine getirmeyen kurumlar ve firmalar hakkında suç duyrusunda bulunabileceğini de aktaran Avcı, "Belediyelerin de buna yönelik gerekli denetimleri yapması görevleri gereğidir. Bunu yapmayan kamu kurum amir ve personelleri hakkında da yasal işlem yapılabilir, çünkü denetim yapmamak ve yasaların uygulanmasını sağlamamak da suçtur. Bulundukları yerlerde yasa ve yönetmeliklere göre hareket etmeyen, kaldırım ve yolu işgal edenlere yönelik her yurttaşın Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunma hakkı vardır. Hem ilgili kurum hem de işgali yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Biri işgal etme suçu işlemişse, diğeri de müdahalede bulunmayarak suç işlemiştir, yani sorumluluğunun gereğini yerine getirmemiştir," diye konuştu.

Muhabir: Muhittin BOTAN