Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisine ilişkin 4. Madde konsültasyonunu tamamlayarak kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, Türkiye'nin uyguladığı sıkı para politikası ve mali disiplinin makroekonomik dengesizlikleri azalttığı ifade edildi. IMF, Türk lirasına olan talebin güçlenmesinin uluslararası rezervleri desteklediğini belirterek, dezenflasyon süreci ile istikrarlı büyüme arasındaki dengenin korunduğuna dikkat çekti.

Enflasyon ve büyüme projeksiyonu

IMF'nin yayımladığı takvime göre Türkiye ekonomisi için 2031 yılına kadar uzanan tahminler şu şekilde sıralandı:

  • Enflasyon: 2026 yıl sonunda yüzde 23'e, 2027'de ise yüzde 19'a gerilemesi bekleniyor. 2031 yılına kadar olan süreçte ise enflasyonun yüzde 15 seviyelerinde dengelenmesi öngörülüyor.
  • Büyüme: Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 4,2, 2027'de yüzde 4,1 ve takip eden yıllarda ortalama yüzde 4 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor.
  • İşsizlik: İşsizlik oranının 2026'da yüzde 8,3 seviyesinde gerçekleşeceği, 2028 sonrasında ise yüzde 9,1 bandında seyredeceği bildirildi.

Yapısal reform ve enerji sübvansiyonu vurgusu

IMF İcra Direktörleri Kurulu, dezenflasyonun kalıcı hale getirilmesi için "iddialı yapısal reformların" şart olduğunu belirtti. Raporda, vergi tabanının genişletilmesi, enerji sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılması ve harcamaların rasyonelleştirilmesi önerildi. Ayrıca, mali alan genişledikçe kaynakların sosyal önceliklere yönlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Dış riskler ve enerji şoku uyarısı

Ekonomik görünümün sağlam kalmasına rağmen dış risklerin yüksek olduğu hatırlatılan açıklamada; küresel ticaretteki belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve olası enerji fiyatı şoklarının enflasyonla mücadele sürecini uzatabileceği uyarısında bulunuldu. Merkez Bankası'nın bağımsızlığının ve veri odaklı politika faizi ayarlamalarının önemi de raporda geniş yer buldu.

Altın yatırımcısı üç aydır mutsuz
Altın yatırımcısı üç aydır mutsuz
İçeriği Görüntüle

Kaynak: AA