27 Kasım’da ifadesi alınan İstanbul Adalet Sarayı’nda genel soruşturma bürosunda 8 yıldır görev yapan kadın savcı S.Ç.S. İfadesinde 19 Mart öncesi operasyondan veya soruşturmadan haberdar olmadığını söyledi. Adliye içinden veya dışından kimsenin kendisine bu operasyonla ilgili bir soru sormadığını söyleyerek şunları anlattı:

“Soruşturma savcısına kendine dikkat et demedim”

“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü dosyasının ilk operasyon tarihinde meslekte dönem arkadaşım olan ve uzun yıllar tanışıklığım bulunan A.Ç. Cumhuriyet Savcısında olduğunu öğrendim. Kendisinin yanına operasyondan öncesinde ve sonrasında da 5-6 kez gitmişimdir. Karşılıklı nezaket ziyaretinde bulunmuşuzdur. Bu görüşmemizde kendisine ‘Bu dosyalar sıkıntılı, kendine dikkat et, bunların yarın sana dönüşü olur’ şeklinde sözler söylemedim. Kendisiyle olan samimiyetime istinaden mevcut dosyayı bitirdiği zaman kendisiyle gurur duyacağımı söyledim. Ayrıca belirtmek istiyorum ki A.Ç. savcıya Eyüpsultan belediyesiyle alakalı şifaen elimde bir soruşturma dosyası olduğunu ve kendisine gönderebileceğimi söyledim.”

“Soruşturma dosyasından sadece Adnan Çebi’yi tanırım”

“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü dosyasında yer alan şüphelilerden tanışıklığım ve görüşmem olan tek kişi Adnan Çebi’dir. Haricen bildiğim dosyada tanıdığım şüpheli yoktur. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı olan Mehmet Pehlivan’ı tanımam, kendisini medyadan tanırım. Herhangi bir görüşmem ya da buluşmam olmamıştır.”

“Bayan kelimesine alınmam, kızıl saçı sevmem”

Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Savcı S.Ç.S.’ye İBB dosyasındaki tanığın ifadesi ayrıntılı şekilde okundu. Bu ifadeye dayanarak Avukat Mehmet Pehlivan ile Zorlu AVM'de bulunan Raffles Otel'deki 2604 no'lu odada gerçekleştirdikleri iddia edilen 3-4 saatlik görüşme soruldu.

Savcı ise şu ifadeleri kullandı:

“Hayatımda ‘Bayan’ kelimesine alınganlık göstermedim. Zorlu AVM’ye birkaç kez gitmişimdir. Ancak iddia edildiği gibi Mehmet PEHLİVAN ile görüşmem olmadı. Raffles Otel’e hiç gitmedim. Tanık beyanında yalan söylemektedir. Teşhis tutanağını kabul etmiyorum. Ayrıca hayatımda kızıl saçlı olmadım. Sadece uzun yıllar öncesinde 10 günlük bir zaman diliminde kızıl saç kullandım, kızıl saç sevmem. Bu nedenle iddia doğru değildir”

“Saçım kızıl değil, sarı renk”

Teşhis tutanağındaki kızıl saçlı kadının kendisi olup olmadığı sorulan Savcı S.Ç.S, “Bana gösterilen fotoğraftaki saç rengim kızıl değildir, sarı renktir.”

“Aynı anda AVM’de olmamız tesadüf”

Tanık beyanı ve diğer delilleri somutlaştırmak için alınan HTS kayıtlarına göre Ekrem İmamoğlu’nun Avukatı Mehmet Pehlivan ile Raffles Otel'de ortak baz verdikleri, ayrıca Mehmet Pehlivan ile operasyon öncesinde farklı tarihlerde ve farklı yerlerde 2-3 saat olacak şekilde ortak baz verdikleri, operasyon tarihinden hemen 1 gün sonra Nişantaşı'nda buluştukları ve 2 saat birlikteliklerinin olduğu yönündeki tespitler de savcı S.Ç.S.’ye soruldu:

“İddiaları kabul etmiyorum. Uzun yıllardır Nişantaşı’na gitmedim. Benim Zorlu’da bulunduğum sırada Mehmet Pehlivan’ın da orada bulunması tesadüftür. Yine tanığın da orada bulunması tesadüftür. Bu şahıs ile herhangi bir bilgi alışverişinde bulunmam ya da özel bir ilişki içerisinde olmam mümkün değildir.”

Telefonunu neden sık değiştirdiği soruldu

Telefonunu neden çok sık değiştirdiği sorulan savcı, “Kullandığım telefonlardan randıman alamadığım için değiştirdim. 5-6 aydır aynı telefonu kullanıyorum. Kullandığım telefon çift simli olduğundan kapanmaması için diğer İMEİ numarasına geçiş yaptım. Bu nedenle atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Benim suç örgütüne yardım etmeye yönelik hiçbir eylemim olmamıştır. Söyleyeceklerim bundan ibarettir.” dedi.

İstanbul’dan Şanlıurfa’ya gönderildi

O savcı hakkında açılan soruşturmada verdiği ifadenin ardından Adli ve İdari Yargı 2025 Yılı Mazeret ve Müstemir Yetki Kararnamesiyle Şanlıurfa Savcılığı’na gönderildiği öğrenildi.

Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Habertürk