Sakarya’da fabrikada patlama: Yaralılar var
Sakarya’da fabrikada patlama: Yaralılar var
İçeriği Görüntüle

Yaşamına dayatılan koşulların gölgesinde kalmasına rağmen, eğitim ve edebiyatla kendi kaderini baştan yazan Van'da ikamet eden yazar Mülkiye Tekin, Hakkâri'nin Şemdinli ilçesine bağlı Şapatan Dereboyu mezrasında tuttuğu günlüklerle içindeki sesi keşfetti. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde sosyoloji eğitimi alarak direnişini akademik zemine taşıyan Tekin, kalemini bir direniş aracına dönüştürerek, eserleriyle toplumsal sorunlara ışık tutmayı ve "sessizliğin sesi" olmayı amaçladı.

Doğadan ve yalnızlıktan etkilenen Mülkiye Tekin, idolleri Sûsika Simo ile Ayşe Şan'dan ilham alıyor; eserlerinde Doğu Anadolu'daki eğitime erişim sorunları, zorla evlilikler ve kırdan kente göç gibi sosyal gerçekleri işliyor. Yazar, son eseri 'Asmin Bir dağ çiçeğinin serencamı' ile kadınlara umut ve mücadele çağrısı yapmaya devam ediyor.

Mülkiye Tekin (2)

"Bu benim yaşamım olamazdı"

Çocukluğundan itibaren günlük tutan yazar, eğitimi ve edebiyatı araç edinerek kendi kaderini yeniden yazan Tekin, o dönemi şu sözlerle anlattı:

“Çocukluğum doğduğum ilçede geçti. Küçük yaşta çobanlık yaptım. O zamanlar bile ‘günlük tutarak’ içimdeki sesleri kâğıda döküyordum. Ancak hayatıma dayatılan erken evlilik, benim için bir isyanın fitilini ateşledi. İçimden yükselen o ses çok netti: ‘Bu benim yaşamım olamazdı.’ O andan itibaren, bana dayatılan hayatı kabul etmedim. Mücadelem, kendime ayırabileceğim tek anlarda başladı. Evlendikten sonra bile her aybaşından kocamdan bir kitap getirmesini istedim. Genç yaşta anne olmanın ve evlilik sorumluluklarının yoğunluğuna rağmen, eğitimi bırakmadım. Psikolojik olarak zorlandığım dönemlerde hep kitaplara sığındım. Çocuklarımla ilgilendikten sonra, gecenin ilerleyen saatlerinde bile lise derslerime çalışmak için fırsat yarattım.”

Mülkiye Tekin (3)

Yoğun tempoya rağmen kararlılıkla yürüttüğü mücadelenin akademik başarıyı getirdiğini dile getiren Tekin, eğitim sürecini ise şöyle aktardı:
“Ortaokul ve liseyi dışarıdan sınavlara girerek tamamladım. Ardından Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde Çocuk Gelişimi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Sosyoloji bölümlerinden mezun oldum. Mezun olduğum üniversitede formasyon eğitimi de aldım. KPSS’ye girdim ancak mülakata kaldığım için atanamadım.”

"Sessizliğin sesi olmak istedim"

Kişisel direnişini edebiyata taşıyan yazar, "sessizliğin sesi olmak" amacıyla şiir ve romanlarında kadın sorunlarını ve kendi yaşam mücadelesini kaleme aldığını belirtti:
“Kişisel direnişimi ve birikimimi kısa sürede edebiyata taşıdım. İnancım şudur ki, yazarı yazarlaştıran yaşamışlıklarıdır. Ben de bu deneyimlerimden dersler aldım ve kalemi elime aldım. Amacım, kadınların yaşadığı acı gerçeklere, özellikle de ‘okutmuyorlar kadınları ve zorla evlendiriliyorlar’ sorununa dikkat çekerek ‘sessizliğin sesi olmak istedim.’ Bu yolda, ilk olarak içimdeki sıkıntıları yazdım ve şiirle başladım. Ardından, 2019'da Türkçe şiir kitabım ‘Şafağın Ayak Seslerinde’ ve 2020'de Kürtçe şiir kitabım ‘Pela Evîne’yi yayımladım. Şiir kitaplarımın ardından roman yazmaya geçtim. Romanlarımda Doğu Anadolu’daki kırdan kente göçün zorluklarını, köylerin baskınlarını, okumayan kızları ve başkaldıran kızları işledim. Aslında bir nevi kendi yaşamını yazmaya başladım.”

Mülkiye Tekin (5)

'Asmin' ile güçlü kadınların sesini anlatırken doğadan ilham aldığını ve mücadele ve özgürlük çağrısıyla gelecek nesillere iz bıraktığını aktaran Tekin, sözlerini şöyle noktaladı:
“Son eserim, 2025 yılında çıkan güçlü kadın romanım 'Asmin Bir dağ çiçeğinin serencamı' oldu. Bu hikâye, tek bir kadının yaşamı üzerinden bir coğrafyanın ve kadim bir sessizliğin çığlığına dönüştü. Üç çocuk annesiyim ve birikimimi sadece yazmakla sınırlı tutmuyorum. Beni yazmaya iten doğayı ve yalnızlığı çok seviyorum; Sûsika Simo ve Ayşe Şan gibi isimleri kendime idol görüyorum. Edebiyatın evrensel olması gerektiğine inanıyorum ve tüm kadınlara tek bir mesaj iletmek istiyorum: Her kadın başarılı olabilir. Kadınlar kendilerini eve kapatmak zorunda değiller. Yeter ki istesinler ve mücadele etsinler. Amacım, ‘bizden sonraki nesillere bir şeyler bırakma çabasıdır’.”

Muhabir: Semih SARMA