Uluslararası emtia piyasalarında gümüş rüzgârı esmeye devam ediyor. Gümüşün ons fiyatı, jeopolitik gerilimler ve ABD’nin ekonomi politikalarına yönelik belirsizliklerle 103,3 dolara kadar tırmanarak tarihi bir eşiği aştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarındaki inişli çıkışlı seyir, Fed’in bağımsızlığına dair endişeler ve doların zayıflaması, yatırımcıları riskli varlıklardan kaçarak gümüşe yöneltti. Özellikle ABD yönetiminin Grönland ve Venezuela üzerindeki ısrarlı tutumu ile İran kaynaklı riskler, değerli metallere olan talebi zirveye taşıyan ana unsurlar oldu.
Endüstriyel talep ve yeşil enerji etkisi
Gümüşün sadece finansal bir yatırım aracı değil, aynı zamanda kritik bir sanayi hammaddesi olması fiyatlardaki yükselişi destekleyen en büyük faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Güneş paneli (fotovoltaik) üretimi, elektrikli araç sektörü ve veri merkezlerindeki elektrifikasyon süreci gümüşe olan ihtiyacı her geçen gün artırıyor. Çin’den gelen güçlü endüstriyel talep ve ABD'nin olası gümrük vergileri öncesi stoklama çabaları, emtia piyasasında arz endişelerini tetikleyerek fiyatların yukarı yönlü hareketini ivmelendirdi.
Arz yetersizliği ve kurumsal alımlar rekoru tetikledi
Piyasa uzmanları, madenlerden çıkarılan gümüşün mevcut küresel talebi karşılamakta zorlanacağını öngörüyor. Bu arz-talep dengesizliği, sadece bireysel yatırımcıları değil, merkez bankaları başta olmak üzere dev kurumsal alıcıları da gümüş piyasasına çekti. Geçen yıl %146 değer kazanarak 1979 yılından bu yana en hızlı yükselişini gerçekleştiren gümüş, 2026 yılına da rekorlarla girerek emtia piyasasının en dikkat çeken aktörü olmayı sürdürüyor.




