Tarihi Van Kalesi'nin güneyinde bulunan ve birçok medeniyetin izlerini taşıyan Eski Van Şehri'nde, en az yedi-sekiz farklı noktada sürdürülen arkeolojik kazı ve restorasyon projeleri risk altında. Alanı gözlemleyen uzmanlar, özellikle kontrolsüz araç ve insan girişlerinin, toprak altından yeni çıkarılan ve hassas durumdaki 100 yıllık tarihi yapı ve kalıntılara onarılmaz zararlar verdiğini dile getiriyor.

Erkan Konyar-1

Konuyla ilgili endişe verici bir değerlendirme de uzun yıllardır Eski Van Şehri kazılarına başkanlık eden ve bölgenin önde gelen uzmanlarından olan Prof. Dr. Erkan Konyar'dan geldi. Konyar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, alanda yürütülen restorasyon (yeniden inşa) yöntemini eleştirdi: "Yazık oldu Eski Van Şehri’ne. Orijinal dokusu korunabilirdi. Şimdi temelden yıkıp, yeni yapılar inşa ediyorlar."

Bu açıklama hem koruma çalışmalarının niteliğine hem de alanın bütünlüğüne dair ciddi kaygıları ortaya koyuyor. Konyar'ın eleştirisi, tarihi mirasın özgünlüğünü korumaktan ziyade, yapının sıfırdan inşa edildiği yönündeki iddiaları gündeme taşıyor.

Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
Türkiye'de barajlar doldu ancak su krizi sona ermedi
İçeriği Görüntüle

Eski Van Şehri

"İbadet dahil tüm insan aktiviteleri kapatılmalı"

Gözlem yapan diğer yetkili ve uzmanlar da tarihi alanın korunması için acil önlemler alınması gerektiği konusunda hemfikir. Kazı ve restorasyon projeleri tamamen sona erene kadar yerleşkenin, ibadet ve diğer tüm insan aktivitelerine kapatılması gerektiği vurgulanıyor.

Uzmanlar, "Bu harika şehir, toprak altından çıkarılırken gözümüz önünde zarar görmemeli," diyerek yetkilileri alanda tam kontrol sağlamaya ve tarihi mirası koruma altına almaya davet etti. Kontrolsüz ziyaretlerin ve araç hareketlerinin anıtsal yapıların kalıntılarını tehdit ettiği belirtilirken, yetkililerin bölgeye giriş-çıkışları yeniden düzenlemesi ve güvenlik önlemlerini artırması bekleniyor.

Eski Van Şehri'nde aralarında cami, han ve hamamların da bulunduğu birçok yapının restore edilerek turizme kazandırılması hedeflenirken, uzmanların bu uyarıları çalışmaların geleceği ve tarihi dokunun özgünlüğü hakkında önemli bir tartışma başlatmış durumda.

Muhabir: Büşra Taman