Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılına girerken yayımladığı yeni yıl mesajında iç ve dış gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, 2025 yılının Türkiye açısından kritik bir dönem olduğunu belirterek, yeni yılda reform sürecinin hızlanacağını vurguladı.
Ekonomi politikalarına değinen Erdoğan, dezenflasyon sürecinin sürdüğünü, Merkez Bankası rezervlerinin güçlendiğini ve üretim, yatırım, istihdam ile ihracatta ivmenin arttığını söyledi. İlk kuraları çekilen 500 bin sosyal konut projesinin, hem dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapacağını hem de konut ve kira fiyatlarındaki artışı dengeleyeceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılmasının hükümetin önceliği olduğunu belirterek, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci deprem konutunun anahtarlarının hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlattı.
Dış politikada Suriye, Gazze ve Ukrayna başlıklarına değinen Erdoğan, Gazze’de ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve insani yardımların hızlanması için çabaların sürdüğünü, Suriye’de ise siyasi istikrarın güçlendiğini söyledi. Son bir yılda 600 bin Suriyelinin gönüllü olarak ülkelerine döndüğünü belirtti.
“Terörsüz Türkiye” sürecine de dikkat çeken Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak sürece yapıcı yaklaştıklarını vurgulayarak, bu sürecin günlük siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, 2026 yılında da “laf değil iş üreten, polemik değil icraat yapan” bir anlayışla çalışmaya devam edeceklerini belirterek, yeni yılın Türkiye ve tüm insanlık için hayırlı olmasını diledi.
Erdoğan’ın mesajı şöyle:
Aziz milletim,
Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün 2025'le vedalaşıyoruz. Yeni bir heyecanla, yeni ümit ve hedeflerle 2026'ya merhaba demeye hazırlanıyoruz. Yeni takvim yılının; ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gerek terör örgütleri, zehir tacirleri ve şehir eşkıyası ile mücadelemizde; gerekse devletimizin güvenliği ve bekasını temin uğrunda şehit düşen tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyorum. 86 milyonun huzur ve esenliği için büyük bedeller ödeyen gazilerimizin her birine, şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Geride bıraktığımız sene hem ülkemizde hem de dünyada önemli gelişmeler yaşandı. Bölgemizde etkisi artan savaş, kriz ve gerilim ortamına rağmen, emin ve ehil kadroların yönetiminde Türkiye kutlu yolculuğunu güvenle sürdürüyor. Kararlılıkla uyguladığımız ekonomi programının olumlu sonuçlarına geniş bir yelpazede şahitlik ediyoruz. Dezenflasyon süreci devam ederken Merkez Bankamızın rezervleri güçleniyor. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracatta vites yükseltiyoruz. Turizmden savunma sanayine birçok alanda rekordan rekora koşuyoruz.
İlk kuraları iki gün önce çekilen 500 bin sosyal konut projemizin, dar gelirli vatandaşlarımızı çok uygun şartlarla ev sahibi yapmasının yanında, konut ve kira fiyatlarındaki köpüğün inmesine de katkı vereceğine inanıyorum. Ekonomide elde ettiğimiz kazanımları 2026 yılında reformlarla taçlandırmak niyetindeyiz. Büyük kongremizde açıkladığımız Türkiye Yüzyılı Reform Programımızı, Meclisimizin de desteğiyle inşallah adım adım hayata geçireceğiz.
Kıymetli vatandaşlarım,
2025 yılı boyunca hükümetimizin birinci önceliği, 6 Şubat Asrın Felaketi'nin yaralarının sarılması oldu. Kaybettiğimiz canları geri getiremesek de altyapısıyla, meydanlarıyla, yeşil alanlarıyla, sosyal donatılarıyla, tarihi ve kültürel dokusuyla şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı başardık. Söz verdiğimiz üzere 27 Aralık'ta Hatay'da, yaklaşık 100 bin kardeşimizin katılımıyla 455 bininci deprem konutumuzun anahtarını hak sahiplerine büyük bir gururla takdim ettik. Yeni ev ve iş yerleri depremzedelerimize hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
6 Şubat'tan bu yana; kışın soğuğuna, yazın sıcağına aldırmadan 7 gün 24 saat esasıyla şantiyelerde çalışan tüm kardeşlerime; konutların inşasında emeği geçen tüm kurumlarımıza ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. İnşaat çalışmalarına omuz vermek yerine yapılan her işi kötüleyenleri ise, devletimizin neleri başardığını yerinde görebilmeleri için Hatay'a ve diğer afetzede şehirlerimize davet ediyorum. İktidar ve ittifak olarak bundan sonra da verdiğimiz sözleri tutacak, milletimize mahcup olmayacağız. Sadece kendi insanımızı değil, yüzü ülkemize dönük hiçbir kardeşimizi yalnız bırakmayacağız.
Hakkı, adaleti ve vicdanı merkeze alan siyasetimizin yansımaları; Suriye ve Gazze başta olmak üzere bölgemizin her yanında görülmektedir. 8 Aralık Devrimi ile hürriyetine kavuşan komşumuz Suriye'de toparlanma hızlanmış, siyasi istikrar yolunda kısa sürede önemli mesafe alınmıştır. Suriye'de huzur ortamı kökleştikçe gönüllü geri dönüşler de artmış; son bir yılda 600 bin Suriyeli misafirimiz vatanlarına geri dönmüştür. Siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamış güçlü bir Suriye'ye inanıyoruz ki hem çevresine hem de dünyaya müstesna katkılar yapacaktır. Türkiye olarak Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Şii, Nusayri demeden Suriye halkının huzur ve güvenliği için yeni yönetime gereken desteği vereceğiz.
Gazze'de bizim de katkımızla sağlanan ateşkes, İsrail'in tüm ihlallerine rağmen Gazzeli kardeşlerimizin sağduyusu sayesinde halen sürmektedir. İsrail'in saldırılarının durması, Gazze'ye insani yardım girişinin hızlanması ve yeniden inşa çalışmalarının başlayabilmesi için yoğun çaba içindeyiz. Çoğu çocuk ve kadın 71 bin kardeşimizi şehit edenler adalete hesap verene kadar sinmeyecek, susmayacak; soykırımı asla unutturmayacağız.
Beşinci yılına girecek Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bir an evvel adil ve kalıcı bir barışla noktalanması için de girişimlerimizi sürdürüyoruz. Doğu Akdeniz'de ülkemizin ve Kıbrıs Türk halkının çıkarlarına yönelik artan tahrik ve tehditleri yakından takip ediyoruz. Mavi Vatan'da ne emrivakiye, ne yankesiciliğe, ne de korsanlığa asla göz yummayacağımızın bilinmesini istiyorum.
Aziz milletim,
Yalnızca ülkemizin değil, bölgemizin de önünde yepyeni bir sayfa açacak "Terörsüz Türkiye" sürecinde bazı önemli eşikleri geride bıraktık. Cumhur İttifakı olarak bu süreçte her zaman yapıcı davrandık. Çözüme konsantre olarak elimizle birlikte tüm gövdemizi taşın altına koyduk. İlgili tarafları dikkatle dinleyen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun, sürece yeni bir soluk kazandıracağını düşündüğümüz nihai raporunu inşallah yakında tekâmül ettireceğine inanıyorum. Komisyonun son düzlükte uzlaşır bir ruhla hareket etmesi arzumuzdur.
Ülkemizi kırk yıllık bir musibetten kurtarmayı hedefleyen bu süreç, gündelik siyasetin çıkar hesaplarına kurban edilmemelidir. Biz de sürecin bir yol kazası yaşanmadan menziline varması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız.
Yüzyıllardır olduğu gibi kalbimizde sadece millet ve memleket sevdasıyla, 86 milyonun tamamına hizmet edecek; tüm Türkiye'nin refahı, huzuru ve esenliği için fedakârca çalışmayı sürdüreceğiz. 2026 yılında da laf yerine iş üretecek, polemik yerine icraat yapacak; eserlerimizle, yatırımlarımızla konuşmaya devam edeceğiz.
Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Türkiye Yüzyılı ülkümüze destek olan herkese teşekkür ediyorum.
Bu düşüncelerle yeni miladi yılınızı tebrik ediyor; 2026 yılının ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Kalın sağlıcakla."




