Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, Başbulak kaynak suyunun doğal yatağından koparılmasına yönelik sert bir açıklama yaparak Van’ın tarihi ve ekolojik mirasının büyük bir tehdit altında olduğunu söyledi.
Güngör, yapılan müdahalelerin yalnızca bir suyu değil, asırlardır süren bir yaşam zincirini yok ettiğini belirtti.
Başbulak suyunun yönünün değiştirilmesiyle birlikte Kırk Değirmenler’in susuz kaldığını, Şamran Kanalı’nın kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Güngör, Van Gölü’nün de hem kirlilik hem de beslenememe nedeniyle “her geçen gün biraz daha can çekiştiğini” vurguladı.

“Bağlar, Bahçeler, Asırlık Ağaçlar Gözümüzün Önünde Yok Oluyor”
Edremit’in tarih boyunca Van’ın doğal kimliğini belirleyen bağlarının, bahçelerinin ve yeşil kuşaklarının hızla yok olduğuna dikkat çeken Güngör, imar baskısının bölgenin ekolojik dengesini altüst ettiğini söyledi:
“Asırlık cevizler, kayısılar, armut ağaçları kuruyor. Toprağın nefesi kesiliyor. Doğanın yerine gri beton koyuyoruz; yeşilin yerine soğuk duvarlar, kuş seslerinin yerine makine gürültüsü bırakıyoruz.”
Güngör, mevcut anlayışın sürmesi durumunda durumu ironik bir dille eleştirerek, “O hâlde Van’ın üstüne bir defada beton dökelim, şehrin tarihini ve doğasını tamamen yok edelim” ifadelerini kullandı.

“Van’ı Tüketmeye Değil, Yaşatmaya Mecburuz”
Açıklamasında doğanın korunmasının rant projelerinden daha önemli olduğunu vurgulayan Güngör, Başbulak suyunun doğal yatağına geri dönmesini, Kırk Değirmenler’in yeniden canlanmasını ve Şamran Kanalı’nın Van’a hayat vermeye devam etmesini istediklerini belirtti.

Doğaya sahip çıkmanın yalnızca çevresel değil, kültürel ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu kaydeden Güngör şöyle devam etti:
“Bu mücadele; rantı değil yaşamı, betonu değil toprağı savunma mücadelesidir. Van’ı yok ede ede değil, koruya koruya geleceğe taşımak zorundayız. Van bizim değil; biz Van’ın emanetçileriyiz.”




