Eğitim Sen Van Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullarda bir dernek aracılığıyla “hayır kermesi” düzenlenmek istendiğine ilişkin açıklamalara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, kamu gücünün vakıf ve derneklere alan açma aracı haline getirildiği savunuldu.
Açıklamada, ekonomik krizin etkilerinin öğrenciler ve veliler üzerinde hissedildiği bir dönemde, çözüm üretmesi gereken kamu kurumlarının bu sorumluluğu farklı yapılara devretmeye çalıştığı ileri sürüldü. Okulların yardım organizasyonlarının yürütüldüğü alanlara dönüştürülmesinin doğru olmadığı vurgulandı.
“Kamusal Sorumluluk Devredilemez”
Sendika tarafından yapılan değerlendirmede, devletin çocukların beslenme, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını kamusal bir hak olarak karşılamakla yükümlü olduğu ifade edilerek, bu sorumluluğun herhangi bir dernek ya da vakfa devredilemeyeceği belirtildi.
Ayrıca söz konusu uygulamanın şeffaflık açısından soru işaretleri barındırdığı, toplanan gelirlerin denetimi ve kullanımına dair belirsizlikler olduğu dile getirildi.

Velilere Çağrı Yapıldı
Eğitim Sen Van Şubesi, velilere ve üyelere de çağrıda bulunarak bu tür faaliyetlere katılımın zorunlu olmadığını, ekonomik yükün öğrenci ve velilere yıkıldığı uygulamalara karşı tutum alınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, olası baskı ve yönlendirmelerin sendikaya bildirilmesi istendi.
Açıklamanın tamamı:
“Kamu Gücü Vakıf Ve Derneklere Alan Açma Aracı, Okullar Sömürü Alanı Değildir!
İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okullarda bir dernekle ve o derneğin IBAN bilgileri paylaşılarak “hayır kermesi” adı altında yürütülmek istenen çalışma; kamu gücünün sivil toplum maskesi altındaki yapılara tahsis edilmesinin son örneğidir. Derinleşen ekonomik krizin sonuçlarını çocuklara ve velilere yükleyen bu anlayış, devletin asli eğitim sorumluluğunu vakıf ve derneklere devretme girişimidir.
Bugün okullarda çok sayıda öğrenci en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz, bir öğün yemek dahi yiyemez durumdadır. Bu tabloda çözüm üretmesi gereken kamu makamlarının, okulları derneklerin kermes alanına çevirmesi; yoksulluğu ortadan kaldırmak değil, onu yönetmek, görünmez kılmak ve belirli yapıların hizmetine sunmaktır.
Bu yaklaşım, kamusal sorumluluğun açıkça terk edilmesidir!
Devletin asli görevi; çocukların beslenme, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını kamusal bir hizmet ve hak olarak karşılamaktır. Bu sorumluluk, kamu otoritesi kullanılarak hiçbir biçimde derneklere, cemaat bağlantılı yapılara ya da “yardım” adı altındaki organizasyonlara devredilemez.
Paylaşımlarda yer alan “Elde edilecek tüm gelirler, acil insani yardımlar ve hayır çalışmalarında kullanılacaktır” ifadesi, kamu eliyle yürütülen bu sürecin en karanlık noktasıdır. Bu ifade;
• Toplanan paraların hangi denetim mekanizmasına tabi olduğunun belirsizliğini,
• Kamu okullarının, şeffaflıktan uzak derneklerin tahsilat ofisi haline getirildiğini,
• Milli Eğitim bürokrasisinin, belirli yapıların finansman ve propaganda aracı kılındığını göstermektedir.
Çocuklar Üzerinden Yürütülen Bu Süreç Pedagojik Bir İstismardır!
Öğrencilerin yardım etme isteği ve vicdani hassasiyetleri, kamu gücüyle meşrulaştırılan bu organizasyonların parçası haline getirilmektedir. Ekonomik krizde temel ihtiyaçlarını karşılayamayan çocukların ve ailelerinin cebindeki son paraya göz dikmek; yoksulluğu çözmek değil, yoksulluğu vakıf ve dernekler eliyle istismar etmektir.
Okullar; çocukların haklarının güvence altına alındığı alanlar olmalıdır, derneklerin kaynak toplama ve taban genişletme sahası değil!
İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü uyarıyoruz:
• Kamu gücü kullanılarak okulların vakıf ve derneklere alan açma mekanizmasına dönüştürülmesine son verilmelidir.
• Öğrenci ve velilerin yoksulluğu üzerinden, denetimsiz yapılar meşrulaştırılamaz.
• Çocukların temel ihtiyaçları yardım organizasyonlarıyla değil, kamusal politikalarla karşılanmalıdır.
Üyelerimize ve Velilerimize Çağrımızdır:
Bu tür faaliyetlere katılım zorunlu değildir.
Ekonomik yükün öğrenci ve velilere yıkıldığı uygulamalara karşı tutum alınız.
Öğrencilerin bu süreçlere dahil edilmesine karşı pedagojik sorumluluğunuz gereği itiraz ediniz.
Sizlerden talep edilen görevlerin yazılı olarak iletilmesini isteyiniz ve hukuki dayanak sorunuz.
Baskı ve yönlendirme durumlarını sendikamıza bildiriniz.
Eğitim Sen olarak açıkça ifade ediyoruz:
Yoksulluğun çözümü kermes, eğitimin adresi dernekler değildir. Kamu imkânlarını vakıf ve derneklere peşkeş çeken, çocukların cebindeki üç kuruşa göz diken bu anlayışı kabul etmiyoruz!




