İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde, şüpheli şekilde hayatını kaybeden Dilan Karaman’ın ölümü ve yürütülen soruşturma sürecine ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

Kars'ta 5 gündür haber alınamayan genç için arama çalışması başlatıldı
Kars'ta 5 gündür haber alınamayan genç için arama çalışması başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Toplantının açılışında konuşan Avukat Eren Keskin, Karaman’ın ölümünün ardından oluşturulan komisyon ve yayımlanan rapor etrafında tartışmaların sürdüğünü belirtti. Keskin, “Dilan’ı hayattan koparan erkek şiddetinin tartışılması gerekiyordu ancak bu yön eksik bırakıldı” dedi.

Daha sonra söz alan Karaman’ın ablası Gönül Karaman, kardeşinin ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını istediklerini vurguladı. Kurulan komisyona güvendiklerini ifade eden Karaman, buna rağmen hazırlanan raporun tamamını görme taleplerinin karşılanmadığını söyledi. Ailenin hazırladığı metinde, raporda yer alan bazı bilgilerin gerçeği yansıtmadığına dikkat çekildi.

“Bu Sürede Ne Yaşandı?”

Açıklamada, 11 Kasım günü saat 05.30’da Dilan Karaman’ın ablasını arayarak şiddet faili olduğu belirtilen Mazlum Toprak tarafından şiddete maruz kaldığını ve evden çıkarıldığını anlattığı aktarıldı. Aynı gün saat 14.42’de son kez iletişim kurulduğu, hastaneye giriş saatinin ise yaklaşık 16.00 olduğu ifade edildi.

Bu zaman aralığında neler yaşandığının bilinmediği belirtilirken, olayın aydınlatılması için şu sorular yöneltildi:

Bu süre içinde ne oldu?

Neden zamanında ve etkili bir müdahale yapılmadı?

Şüphelinin ifadesi sonrası neden serbest bırakıldığı açıklığa kavuştu mu?

Dijital materyaller incelendi mi?

Olayda kullanılan bıçak incelemeye alındı mı?

“Soruşturmada Ciddi Eksikler Var”

Açıklamanın ardından söz alan İHD İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun, dosyada önemli eksiklikler bulunduğunu söyledi.

Tosun, Karaman’ın tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyduğu sırada sağlık ekiplerine haber verildiği, ancak müdahaleyi kabul etmediği yönünde bir iddianın dosyada yer aldığını belirtti. Buna rağmen olay yerine gelen sağlık çalışanlarının kimlikleri ve ifadelerinin dosyada bulunmadığını ifade ederek bunun ciddi bir eksiklik olduğunu dile getirdi.

Ayrıca polise haber verildiği ancak Karaman’ın bilincinin açık olduğu gerekçesiyle müdahale edilmediğinin dosyaya yansıdığını söyleyen Tosun, savcılığın bu durumu aydınlatmak için herhangi bir girişimde bulunmadığını kaydetti.

Şüpheli Mazlum Toprak’ın ifadelerinde çelişkiler bulunduğunu belirten Tosun, olayla bağlantılı olduğu ifade edilen Sıtkı isimli kişinin henüz ifadesinin alınmadığını söyledi. Karaman’ın silahla tehdit edildiği, şantaja uğradığı ve şiddet gördüğüne dair iddialar olmasına rağmen savcılığın dört ay boyunca resen soruşturma başlatmadığını da vurguladı.

Kamera kayıtlarına da değinen Tosun, dosyada yalnızca ambulansın geliş anına ait görüntülerin bulunduğunu, öncesine ilişkin kayıtların yer almadığını ifade etti. Bu görüntülerin silinmiş olabileceğini belirten Tosun, avukatların kayıtlara erişemediğini söyledi.

“Müdahale Zorunluydu”

Toplantının sonunda yeniden söz alan Eren Keskin, devletin ve Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğuna dikkat çekti.

Keskin, intihar ettiği iddia edilen bir kişiye bilinci açık olsa dahi müdahale edilmesinin zorunlu olduğunu ifade ederek, bu görüşün eski Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı tarafından da dile getirildiğini hatırlattı.

Aile ve avukatlar, tüm bu eksikliklerin giderilmesi ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: HABER MERKEZİ