Açıklamada, 4 Kasım tarihinin, 2016’da HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 12 milletvekilinin tutuklandığı gün olduğuna dikkat çekilerek, “Bu tarih, demokrasiyi askıya alan müdahalelerin sürekliliğini ve halk iradesine yönelen sistematik baskıyı hatırlatmaktadır” denildi.
Kurul açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlattığı "Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin Türkiye" ’nin demokratikleşme yoluna girmesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğu belirtildi. “Siyasi iktidar bu süreci büyütme konusunda tutuk bir hat izlemektedir” ifadesine yer verilen açıklamada, demokratikleşme ve özgürlüklerin güçlendirilmesinin iktidarın temel sorumluluğu olduğu vurgulandı.
Kayyım uygulamalarına da tepki gösterilen açıklamada, “Seçilmiş halk iradesinin askıya alınıp merkezi yönetimin memurlarının gasp edilen koltuklara oturtulması, aleni bir şekilde demokrasinin yok sayılmasıdır. Bu yok sayma hali bir an önce sona erdirilmelidir” denildi.
Kurul, 4 Kasım 2025’i “yeni dönemin samimiyetle pekişmesi adına bir fırsat” olarak gördüklerini belirterek, kayyımların geri çekilmesi ve seçilmişlerin görevlerine dönmesi çağrısında bulundu. Açıklama şu ifadelerle sona erdi:
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin karşılıklı iyi niyet adımlarıyla pekişmesi ve halkın güven duygusunun gelişmesi, atılacak bu adımlarla mümkün hale gelecektir. Bu adımlar, hem demokratikleşmenin hem de halkların barış içinde bir arada yaşamasının teminatıdır.”



