IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
İçeriği Görüntüle

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına sert tepki gösterdi.

Partisinin Genel Merkezi’nde konuşan Doğan, söz konusu kararın yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye’deki demokratik siyasetin geleceğini ilgilendirdiğini ifade etti.

Söz konusu kararın yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye’deki demokratik siyasetin geleceğini ilgilendirdiğini ifade eden Doğan, şunları kaydetti:

“DEM Parti olarak ilkesel tutumumuz dün olduğu gibi bugün de demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında yer almaktır. Bunu geçmişten bugüne hep bu şekilde düstur edindik. Bundan sonra da böyle olacak. Dolayısıyla mutlak butlan kararı yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ya da ona gönül veren milyonlarca seçmeni değil; demokrasiyi esastan etkilediği için hepimizi, tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor. Mesele yalnızca bir siyasi partinin geleceği veya “hukuki varlığı” ile ilgili değildir. Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesidir. Eğer bugün ana muhalefetin yönetimine yargı eliyle müdahale edilebiliyorsa, yarın herhangi bir siyasi partinin akıbetine de yargı eliyle müdahale edilebilir demektir. Yarın herhangi bir belediyenin geleceğine, yapacaklarına, kararlarına da müdahale edilebilir demektir. Halk iradesi doğrudan müdahaleye açık hale getiriliyor. Bu karar, Türkiye’nin demokratik geleceğine dönük doğrudan bir müdahaledir. Bu yüzden sadece CHP’ye yönelik değildir. Böyle değerlendirmek eksik olur. Sadece CHP’nin iç meselesiymiş gibi görmek değil, daha geniş bir açıdan nasıl bir öngörülemezlik yaratabileceğini de iyi değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla demokratik siyaset alanına yönelen bir karar olarak görüyoruz.”

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci” vurgusu da yapan Doğan, “Hatırlayacaksınız, sürecin tam ortasında 19 Mart operasyonları gerçekleşmişti. Bir yandan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, 27 Şubat 2025 çağrısı konuşulurken ne oldu? 19 Mart operasyonları başladı. Şimdi de yasal düzenlemeleri tartışmaya başladığımız, hatta eşiğine geldiğimizi düşündüğümüz bugünlerde alınan mutlak butlan kararı, açıkça Barış ve Demokratik Toplum Sürecini gölgelemeye dönük bir adım olarak değerlendiriliyor. Bizim tarafımızdan böyle değerlendiriliyor. 19 Mart’ta da ifade etmiştik, bugün de tekrar bunun altını özellikle çizmek isteriz.” diye konuştu.

CHP’nin yaşanan süreci kurumsal kapasitesiyle aşacağına inandıklarını belirten Doğan, şöyle devam etti:

“Partimiz tecrübeyle biliyor ki böyle zor zamanları aşmak serinkanlı ve bütünlüklü bir duruş gerektirir. Türkiye'nin en eski siyasi partilerinden biri söz konusu bugün. Cumhuriyet Halk Partisi köklü bir siyasi geleneği temsil ediyor. Bu zor günleri de iç dinamikleri ve kurumsal kapasitesiyle birlikte bütünlüklü bir şekilde aşacak güce ve deneyime sahip olduğunu düşünüyoruz. Buradan da bütünlüğünü koruyarak çıkmasını temenni ediyoruz. Olması gereken de budur. Çünkü güçlü muhalefet güçlü demokrasilerde olur. Bütünlüklü muhalefet demokratik ülkelerde olur ve muhalefet sadece demokrasilerde vardır. O yüzden, biz CHP’nin bu zor günleri bütünlüklü duruşunu koruyarak yine bütünlüklü bir şekilde aşacağına inanıyoruz. Tekrar etmek isterim ki DEM Parti olarak her zaman demokrasi ve hukukun yanında olduk. Dün de öyleydi, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Mücadelemiz adil, özgür, eşit, demokratik bir yaşam için. Hepimizin soluk alabileceği, hepimizin eşit bir şekilde soluklanabileceği bir ülke için. O yüzden bizim tarafımız net: Demokrasi, demokrasi, demokrasi. İşte olduğumuz taraf tam olarak burası.”

Öte yandan Doğan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin pazar günü Abdullah Öcalan ile görüşmesinin planlandığını açıkladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ