DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM’de yaptığı grup konuşmasında hem bölgesel hem de iç politikaya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına “2026’nın ilk günleri yeni bir dönemin habercisi oluyor” sözleriyle başlayan Bakırhan, dünyadaki gerilimlerin arttığını, hukukun otoriter eğilimler altında zayıfladığını ve ülkelerin artık kurallarla değil pazarlıklarla yönetildiğini savundu.
Bakırhan, küresel ölçekteki çatışmaların Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar çok farklı alanlarda etkisini hissettirdiğini belirterek, siyasetin bu yeni dönemi doğru okuyamaması halinde demokratik zeminin kaybedeceğini söyledi. Türkiye açısından “kurucu demokratik siyaset” ihtiyacını vurgulayan Bakırhan, içerde toplumsal barışın güçlendirilmesi, dışarıda ise halklar arasında eşitlik ve hukukun gözetilmesi gerektiğini dile getirdi.
Grup toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına da yanıt veren Bakırhan, "Siyasette olması gerekenlere değil olanlara bakalım. Halep'teki vahşete bakalım. 10 Mart mutabakatına uymayan SDG değil, Kürtler değil, rejimdir. 1 Nisan anlaşmasıyla SDG, Halep mahallerindeki ağır silahlarını çekmedi mi? Silahlı militanlarını çekmedi mi? Buna rağmen oraya saldırılıyorsa 10 Mart mutabakatına uymayan Şam yönetiminin kendisidir. Daha kısa süre önce Alevilere, Dürzilere açık katliam yapanlar bugün Kürtlere yerini çevirmiştir. Bu da somut bir gerçek değil mi? Biz buna sessiz kalmayacağız sayın Bahçeli. Size düşen oradaki Kürtlerin hakkını, hukukunu müdafaa etmektir. Türk-Kürt kardeşliği diyorsunuz, alın size fırsat" diye konuştu.
Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
"Halep'tekinin kederi biraz da sizi ilgilendirsin. Halep'te IŞİD çeteleri ve rejim, sivil Kürtlere saldırdığında bu ülkenin Savunma Bakanı değil mi 'Desteğe hazırız' diyen? Hani kederde ortaktık? Kürtler Ankara'da, Şam'da çözümü ararken, Halep'te katliamla yüz yüze bırakılmasının bir izahı var mıdır?
"27 Şubat Çağrısının Arkasındayız, Meclis De Artık Somut Atsın"
Sayın Bahçeli haklı bir şey söyledi. Sayın Öcalan'ın rolünü vurguladı. Biz de soruyoruz; 40 günü aşkındır sayın Öcalan ile bir görüşme yok. Bir yıldır rolünü oynayacağı koşulların oluşması için çağrı yapıyoruz ama ortada henüz bir şey yok ya da bizim bildiğimiz bir şey yok. Diyoruz ki; sayın Öcalan'ın özgür yaşam ve iletişim koşullarının sağlanması gerekmiyor mu?
DEM Parti elbette sürecin sağlığı ve selameti için, kalıcı bir barış için önerileri olur ve olacaktır. Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam televizyon kanallarını izlesin. Parmak sallayan iktidar yöneticileri ve medyadaki yüzleri bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil, barış için el uzatmaktır. DEM Parti olarak 27 Şubat çağrısının arkasındayız, çözümden yanayız, barıştan yanayız. Sorumluluk sahibi olan yürütme erki de Meclis de artık somut adımlar atarak bunun arkasında durduğunu pratik adımlarla kanıtlasın."
İran’daki Protestolar için “Meşru İtiraz” Değerlendirmesi
İran’da devam eden protestoları yakından izlediklerini söyleyen Bakırhan, ekonomik krizin, işsizliğin ve baskı politikalarının halk üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtti. Sokaklarda yükselen sesin “en temel ve meşru itiraz” olduğunu ifade eden Bakırhan, İran yönetiminin internet kesintileri ve ağır güvenlik önlemleriyle çözüm üretemeyeceğini söyledi.
Bakırhan, “Demokrasi İran için bir beka tehdidi değil, tek çıkış kapısıdır” diyerek bölgedeki tüm halkların eşit yurttaşlık talebinin önemine dikkat çekti.
Uyuşturucu Kullanımı ve Toplumsal Çürüme Vurgusu
Türkiye’de uyuşturucu kullanımının kritik bir seviyeye geldiğini söyleyen Bakırhan, kullanım yaşının bazı çalışmalarda 9’a kadar düştüğünü belirtti. Sorunun münferit değil “toplumsal çöküşün sonucu” olduğunu savunan Bakırhan, birkaç operasyonla çözülemeyeceğini, barınma, istihdam, eğitim ve sosyal politikalarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Emekli Maaşları Ve Ekonomi: “Savaş Politikalarının Bedeli Halka Ödetiliyor”
Ekonomiye ilişkin de sert eleştiriler yapan Bakırhan, en düşük emekli maaşı için teklif edilen rakamı “yetersiz” bulduğunu ifade etti. Hükümetin dış politikada çatışma ve operasyon odaklı yaklaşımı nedeniyle ekonomik yükün halka kaldığını savunan Bakırhan, “Savaşa para ayrılmasa en düşük emekli maaşı 49 bin liraya çıkar” dedi.
KESK’in 14 Ocak İş Bırakma Eylemine Destek
Bakırhan konuşmasını, KESK’in 14 Ocak’ta gerçekleştireceği iş bırakma eylemine destek çağrısıyla tamamladı.
“Emeklinin sofrası ile Kürdün hakkı aynı mücadelenin parçasıdır” diyen Bakırhan, kamu emekçilerinin maaş, vergi ve ek gösterge taleplerinin haklı olduğunu belirterek DEM Parti’nin eyleme destek vereceğini açıkladı.




