IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
IPARD III kapsamında 30 milyon avroluk yeni destek çağrısı
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.

Kuruldukları andan itibaren kendilerini saf dışı bırakmak amacıyla pek çok senaryonun ve suikast girişiminin uygulamaya konulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarlarının henüz 5'inci yılında partilerine kapatma davası açıldığını belirterek şunları kaydetti:

“Muhtıralar gördük, sokak hareketleri gördük, yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, güven ortamını, istikrarı, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların, suikast girişimlerinin hedefi olduk. Bunlar sizin gördükleriniz, halkımızın gördükleri. Görünmeyen nice saldırıyı, görünmeyen nice badireyi atlattık. Neydi derdimiz, boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik. Suyuna gidebilirdik, 'Ağamsın', 'paşamsın' diyebilirdik. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda etliye, sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idareimaslahatla işi götürebilirdik ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık.”

Tarihe, şehitlere, ecdada, millete, ümmete, yolda kalmışlara borçlu olduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizim bu davayı noktaya taşımış bizden önceki fedakar, cefakar, cesur, mert dava adamlarına, bizim bu hareketin öncülerine bir borcumuz var. Bizim, üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Allah ve ahlak' demenin yasaklandığı karanlık günlerde hohlaya hohlaya buz dağını eriten iman dolu o yüreklere bir borcumuz var. O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? Hiç tereddüt etmeyiz. 'Gerekirse hocanı da veririz' diyerek bu yollara revan olduk. Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizim arzumuz, gayemiz, amacımız işte budur. Yarın ruzi mahşerde huzura vardığımızda vazifesini hakkıyla yapmış olmanın yüz akına sahip olabilirsek bu bize ziyadesiyle yeter.

Bizden öncekiler bu davaya, bu harekete ömürlerini verdiler. Hamdolsun bizim yaptığımız da budur. Biz bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük. Vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık. Allah'ın yardımıyla o dava taşını gücümüz yettiğince, eğilmeden, bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ettik. Biz üzerimizde milletin, memleketin, ümmetin mesuliyetini taşıyoruz. Kimilerine bu kolay gelebilir. Hariçten gazel okumak kolay. Mesuliyet makamında olmadan ahkam kesmek kolay. Sırça köşklerde teori üretmek kolay. Hayallerle yaşamak kolay. Biz kolayı değil, zoru seçtik. Biz çileyi seçtik, mücadeleyi seçtik.

Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık gördüm, çok nankörlük gördüm. Varsın olsun, yine Yunus'un beyitleriyle, 'Bu halk içinde bize gülen var. Gülen gülsün. Gafil ne bilsin Hakk'ı seven var. Hakk'a esir var. Hakk'a tapan var. Hak yoluna başı koyan var. Hak için candan, serden geçen var'. Unutmayın, hak bilsin, halik bilsin, bize bu yeter.”

“En büyük eserlerimizden biri Terörsüz Türkiye süreci”

Milliyetçi Hareket Partisi ile omuz omuza verip, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan grup toplantısında şunları kaydetti:

“En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyu ile, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. İttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bugün bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum; Türkiye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir. En güçlü dayanağımız millettir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ