Cinsel kimlik tanımları her geçen gün çeşitleniyor. Son dönemde adını duyuran yeni bir yönelim, “nebulaseksüellik” olarak biliniyor.
Metro’nun haberine göre bu kavram, özellikle nöroçeşitli bireylerin, yani otizm, dikkat eksikliği veya benzeri nörolojik farklılıkları olan kişilerin, cinsel ya da duygusal çekimlerini net biçimde tanımlayamamasını anlatıyor.
Bu yönelimi tanımlayan kişiler, birine çekim hissettiklerinde bunun ne anlama geldiğinden emin olamadıklarını söylüyor.
Yani hissettikleri şeyin cinsel mi, romantik mi, yoksa sadece estetik bir beğeni mi olduğunu ayırt etmekte zorlanıyorlar.
Uzmanlara göre nebulaseksüellik, nöroçeşitli bireylerin duygu ve algı farklılıklarıyla yakından ilişkili. Bazı insanlar için “çekim” kavramı açık ve belirgin olsa da, nöroçeşitli kişilerde bu duygu daha karmaşık ve değişken hissedilebiliyor.
Bu nedenle bu yönelim, “çekim hissediyorum ama ne tür olduğunu bilmiyorum” diyenler için kendini ifade etmenin bir yolu haline gelmiş durumda.
Bu yönelimi benimseyenler, nebulaseksüelliğin “kararsızlık” ya da “kafa karışıklığı” olmadığını vurguluyor.
Tam tersine, bu kavram duygularını farklı biçimde deneyimleyen bireylerin kendi gerçekliğini tanımlama hakkını savunuyor.
Yani çekim hissetmenin herkes için aynı şekilde yaşanmadığını kabul ediyor. Uzmanlara göre toplumun, “çekim mutlaka belirli bir biçimde hissedilir” düşüncesinden uzaklaşması gerekiyor.
Kaynak: T24



