Yargının objektif ve bağımsız olmaktan uzak tutumunun yalnızca Tahir Elçi davasına özgü olmadığını, Türkiye’de siyasallaşmış yargı pratiğinin yaygın bir sorun haline geldiğini söyleyen Elçi, toplumsal barış söylemlerinin gerçek bir karşılığı olması gerektiğini vurguladı.
“Toplumsal barış inşa ediliyorsa, faili meçhuller aydınlatılmalıdır”
Elçi, Türkiye’de toplumsal barışın inşa edilmek istendiği yönündeki açıklamaları hatırlatarak şu soruları yöneltti:
“Eşimin cinayeti gibi sayısız faili meçhul dosyanın faillerinin bulunması ve adaletin tecellisi için yargı mekanizmasının üzerine düşeni yapacağına dair en ufak bir emare bile neden görülmüyor? Cezasızlık kültürünün son bulacağına, geçmişle yüzleşileceğine dair bırakın taahhüdü, bu meseleler neden gündeme bile getirilmiyor?”
Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda yaslarını ifade etmelerine dahi izin verilmediğini hatırlatan Elçi, toplumsal barışın temelinin “adalet” olduğunu bir kez daha dile getirdi.
“Barış, faili meçhul ailelerinin acılarını anlamaktan geçer”
Toplumsal barışın birkaç aktörün uzlaşısından ibaret olmadığını söyleyen Elçi, barışın ancak tüm kesimlerin dahil edildiği ve karanlıkların aydınlatıldığı bir süreçle mümkün olacağını ifade etti: “Her aktör barışa kendi zaviyesinden anlamlar yüklüyorsa, biz de barışı eve hep dönecekmiş gibi birilerini bekleyen faili meçhul ailelerin acılarını anlamak şeklinde tanımlayacağız.”
Elçi, adalet arayan kayıp yakınlarının taleplerinin karşılanmasını, yok edilen aidiyet duygusunun onarılmasını ve geçmişle yüzleşilmesini barışın temel şartları olarak sıraladı.
“Adalet talebimizi dile getirmekten imtina etmeyeceğiz”
Konuşmasının devamında, adalet mücadelesinin bir vicdani sorumluluk olduğunu ifade eden Elçi, kendisi gibi binlerce kişinin aidiyet duygusunun ve adalete inancının nasıl zedelendiğine dikkat çekti: “İtirazlarımız birilerini rahatsız ediyor olmalı ki karanlık linçlerle ve emrivakilerle susturulmaya çalışılıyoruz. Ancak tüm baskılara rağmen anayasanın ve evrensel sözleşmelerin uygulanacağı, seçme-seçilme hakkımızın gasp edilmeyeceği bir ülke için çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
Konuşmasını kayıplarını “Belki bir gün döner” umuduyla bekleyenlere selam göndererek tamamlayan Türkan Elçi, adalet ve toplumsal barış için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.



