Pervin Buldan Demirtaş’la fotoğraflarını paylaştı: “Yapay zekâ fotoğraflarına itibar etmeyin”
Pervin Buldan Demirtaş’la fotoğraflarını paylaştı: “Yapay zekâ fotoğraflarına itibar etmeyin”
İçeriği Görüntüle

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ramazan mesajı: “Barışa ve kardeşliğe kapı aralasın”

Konuşmasına ramazan ayının başlangıcına değinerek başlayan Doğan, bu ayın barışa, huzura ve kardeşliğe vesile olmasını diledi. Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma duygularını güçlendiren özel bir dönem olduğunu belirten Doğan, özellikle yoksulluğun derinleştiği bir süreçte bu değerlerin daha da önem kazandığını ifade etti. Türkiye’de farklı dil, din ve inançlara sahip herkes için Ramazan’ın hayırlara vesile olmasını temenni etti.

“Komisyonun çalışmaları önemli bir aşama”

Basın toplantısının ana gündemlerinden birinin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını tamamlaması olduğunu belirten Doğan, komisyonun kurulmasını başından beri önemsediklerini söyledi.

Kürt meselesinin Meclis zemininde, tüm siyasi partilerin katılımıyla tartışılmasının değerli olduğunu vurgulayan Doğan, geçmişte Meclis’in bu konuda yeterli rol oynamamasının Türkiye’ye kaybettirdiğini dile getirdi. Bu nedenle ortaya konan çoğulcu iradenin ve geniş mutabakatın önemli olduğunu ifade etti.

“Demokratik siyaset alanının genişlemesi için çaba sahibiyiz”

Komisyon raporuna ilişkin tartışmaların süreceğini belirten Doğan, Ekim 2024’ten bu yana yeniden konuşabilme imkânının doğduğunu söyledi. Komisyonda bir siyasi parti hariç tüm partilerin yer aldığını hatırlatan Doğan, masada kalma konusundaki ısrarın kıymetli olduğunu dile getirdi.

DEM Parti olarak çözüm ve demokratik siyaset alanının genişlemesi için büyük bir sorumluluk taşıdıklarını belirten Doğan, süreci “kılı kırk yararak” yürüttüklerini ifade etti.

“Rapor ikinci aşamanın başlangıcı”

Ekim 2024’te başlayan sürecin çeşitli açıklamalar ve çağrılarla ivme kazandığını belirten Doğan, komisyon raporunun tamamlanmasını yeni bir aşama olarak değerlendirdi. Raporun ikinci aşamanın resmi başlangıcı sayılabileceğini söyledi. Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin yeni bir takvime ihtiyaç duyduğunu ifade eden Doğan, raporda yer alan başlıkların nasıl hayata geçirileceğinin kamuoyu tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

“Meclis’in birinci gündemi yasal düzenlemeler olmalı”

Komisyon raporunun hayati bir eşik olduğunu vurgulayan Doğan, raporda yer alan tespit ve tavsiyelerin zaman kaybetmeden yasal düzenlemelere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Meclis’in bundan sonraki mesaisini demokratikleşme ve çözüm başlıklarına ayırması gerektiğini belirten Doğan, raporun altında tüm üyelerin imzasının bulunmasını tercih ettiklerini ancak gelinen noktada yasal adımların atılmasının öncelik olduğunu ifade etti.

“Eski dil terk edilmeli”

Raporun bazı bölümlerine eleştiri getiren Doğan, Kürt meselesinin indirgemeci ve güvenlik eksenli bir dille ele alınmasının çözüm getirmediğini söyledi. Yeni bir yaklaşım ve yeni bir dile ihtiyaç olduğunu vurguladı. Türkiye’nin değişen bölgesel ve siyasal dinamikler çerçevesinde meseleyi çok boyutlu ele alması gerektiğini ifade eden Doğan, geçmişin kalıplarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Anadili ve haklar vurgusu

21 Şubat Dünya Anadili Günü’ne de değinen Doğan, Türkiye’nin çok dilli ve çok kimlikli yapısına dikkat çekti. Anadili hakkının evrensel bir hak olduğunu belirten Doğan, Kürtçenin kamusal alanda özgürce kullanılabilmesi için hukuki düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Ortak raporda anadili hakkının açık biçimde yer almamasını eleştirdiklerini ifade eden Doğan, bu konuda itirazlarını kayda geçirdiklerini belirtti.

“Raporun takipçisi olacağız”

Raporun tavsiyelerinin uygulanmasının tarihi bir sınav olduğunu dile getiren Doğan, yalnızca siyasi partilerin değil toplumun da süreci takip etmesi gerektiğini söyledi. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması, infaz düzenlemeleri, tutuklamanın istisnai hale getirilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve kayyım uygulamalarının sonlandırılması gibi başlıkların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

“AİHM ve AYM kararlarının tamamının eksiksiz bir şekilde uygulanması, infaz mevzuatının infazda adalet ilkesi gözetilerek yeniden ele alınması, koşullu salıverme şartlarının daha adil ve eşit bir şekilde ele alınması, yaşlı ve hasta mahpusların yaşam hakkı, idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçlerinin gözden geçirilmesi, tutuklamanın tedbir olduğu vurgusuyla istisnai ve son çare olarak uygulanmasının gerekliliği, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve kayyım uygulamalarına son verilmesi. Tabii ki Kürt meselesinin şiddetten arındırılması ve bir geçiş hukukunun uygulanması için de resmen ikinci aşamanın başladığının ve ilerlediğinin görülmesi için de öngörülen yasal düzenlemelerin hayata geçmesi gerekiyor. Rapor bu açıdan baktığımızda siyaset kurumuna ve topluma yeni sorumluluklar yüklüyor. Ama en çok da siyaset kurumuna yeni sorumluluklar yüklüyor. Bu rapor bizim açımızdan yalnızca tavsiyelerde bulunan bir rapor değildir, bağlayıcıdır. Biz bu şekilde yaklaşıyoruz. Herkesi böyle bir yaklaşıma davet ediyoruz.”

Öte yandan önümüzdeki dönemde 8 Mart ve 21 Mart etkinlikleriyle sahada olacaklarını belirten Doğan, barış ve demokrasi mücadelesini sürdüreceklerini söyledi. DEM Parti’nin bundan sonraki adımların takipçisi olacağını vurgulayan Doğan, eleştiri ve önerilerin yol gösterici olacağını ifade etti.

Muhabir: BAZİT EVREN