Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP tarafından açılan ve 7413 sayılı Kanun ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun bazı hükümlerinin iptalini isteyen davayı karara bağladı. AYM’nin 10 Temmuz 2025 tarihli kararının gerekçesi Resmî Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Sözlü sınav şartı Anayasa’ya uygun bulundu
AYM, hâkim ve savcı yardımcılarının son eğitim dönemini tamamladıktan sonra sözlü sınava tabi tutulmasını öngören düzenlemeye yapılan iptal başvurusunu reddetti. Yüksek Mahkeme, sözlü sınav şartının konulmasını kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında değerlendirdi.
Kararda, sözlü sınavın türünü belirleyen kuralın, sınavın içeriği ve usul esaslarıyla ilgili olmadığı belirtildi. AYM, geçmiş kararlarında olduğu gibi, kamu hizmetine girişte veya belli bir göreve atanmada sözlü sınav şartı öngörülmesinin kanun koyucunun takdirinde olduğunu yineledi.
"Son eğitim dönemini tamamlayan hâkim ve savcı yardımcılarının sözlü sınava tabi tutulması kanun koyucunun takdirindedir. Bu bağlamda sözlü sınava tabi tutulacaklarının öngörülmesi tek başına mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarıyla çelişmemektedir."
denilerek, kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verildi.
Yönetmelik yetkisi iptal edildi: Temel ilkeler kanunla belirlenmeli
AYM, aynı maddenin (Kanun’un 10. maddesinin on sekizinci fıkrası) farklı bir kısmını ise Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. İptal edilen hüküm, hakim ve savcı yardımcılarının eğitimleri ile yazılı ve sözlü sınavlara ilişkin tüm usul ve esasların Türkiye Adalet Akademisi tarafından yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyordu.
AYM, eğitim ve sınavlara ilişkin temel ilkelerin kanunla çizilmesi gerektiğini vurguladı:
"Söz konusu Kanunlarda eğitim dönemlerinde hangi konularda eğitim verileceğine, yazılı sınavların içeriği ile uygulanmasına ve sözlü sınavın hangi konuları kapsayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca sözlü sınavın usul ve esasları, değerlendirme ölçütleri ile soruların ve cevapların kayıt altına alınmasına yönelik bir düzenleme de yoktur."
Mahkeme, bu temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin düzenleme yetkisinin Akademiye tanınmasının, "mah-kemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esasları bağlamında kanuni düzenleme ve yasama yetkisinin devredilemezliği ilkeleriyle bağdaşmadığı" sonucuna ulaştı.
AYM, bu iptal hükmünün doğuracağı boşluğu gidermesi için kanun koyucuya süre vererek, kararın bugünden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmetti.





