Bir çocuğun hayat mücadelesini konu alan Tavşan İmparatorluğu, Altın Portakal’ın Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Film” seçilirken, Tokmak da “En İyi Yönetmen” ödülüne layık görüldü. Tokmak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların sinemadaki temsili üzerine çalışmalarını ve bu temsili hikayelerine nasıl yansıttığını anlattı.
“Çocukların yer aldığı filmlerde oluşan sembolik dünyayı ve çocuğun toplumu tarif eden, resmeden önemli bir karakter olduğunu fark ettikten sonra onlarla hikayeler yazmaya başladım. Göçmen çocuklardan Ümraniye’deki çocuk cezaevine kadar çeşitli gönüllü projelerde yer aldım. Onlara üç yıl boyunca kısa film öğretmeye çalıştım ve gerçekten birçok kısa film ürettik. Bu süreç bana büyük mutluluk verdi çünkü çocukluk dünyanın en değerli anı,” dedi Tokmak.
Daha önce Londra’da “sinemada çocukluk” üzerine doktora yaptığını ve İngiliz ile İran sinemasını karşılaştırdığını belirten Tokmak, çocukların hayal dünyasının kendisini cezbettiğini söyledi. “Kendi çocukluğumu onlardan farklı görmüyorum. Cezaevindeki çocuklardan tek farkım, ben evin yolunu bilen bir çocuktum; onlar bunu bilmedikleri için cezaevindeler. Anne-baba faktörü onlar için çok kritik,” ifadelerini kullandı.
Tokmak, üzerinde çalıştığı yeni projeden de bahsederek, “Berlin AiR kapsamında bir senaryo yazıyorum. Bu projede de çocukluğun ölümü üzerine bir hikaye kurmaya çalışıyorum. Şu an senaryo yazım sürecindeyim,” dedi.
Tavşan İmparatorluğu, Altın Portakal’da “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Sanat Yönetmeni”, “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü” ve “Sungu Çapan Sinema Yazarları Jüri Özel Ödülü” olmak üzere toplam 7 ödül kazandı.




