Film; ekonomik krizle sarsılan İran’da, kent yaşamının getirdiği yoksulluk, rekabet ve umutsuzluk atmosferini konu ediniyor.
Leyla, Tahran’ın kalabalığı içinde ailesini bir arada tutmaya çalışan güçlü bir kadındır. Babalarının miras ve para konusundaki takıntısı, kardeşler arasında derin çatlaklar yaratır. Ancak Leyla pes etmez; şehirdeki sınırlı imkânlara rağmen, kardeşlerini ortak bir iş kurmaya ikna etmeye çalışır.
Yaklaşık üç saatlik süresi boyunca film, yalnızca bir ailenin değil, şehirde tutunmaya çalışan orta sınıfın çöküş hikayesini de gözler önüne seriyor.
Modernleşmenin, geleneksel aile yapısına çarptığı noktada oluşan kırılmalar, Roustayi’nin kamerasında gerçekçi ve sarsıcı bir dille yansıtılıyor.
Cannes’da Altın Palmiye için yarışan yapım, İran’da gösterim yasağı ve yönetmenine verilen hapis cezası ile de gündeme gelmişti.
Ancak bütün bu baskılara rağmen “Leyla’nın Kardeşleri”, şehirde hayatta kalmaya çalışanların ortak hikayesi olarak evrensel bir yankı uyandırıyor.



