9 Ocak 1990’da hayatını kaybeden Süreya’nın edebiyat dünyasına attığı en güçlü adımlardan biri olan Üvercinka, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini ve etkisini koruyan eserler arasında yer alıyor.
1958 yılında yayımlanan ve şairin ilk kitabı olma özelliğini taşıyan Üvercinka, İkinci Yeni akımının simge eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Cemal Süreya bu kitapta aşkı, yalnızlığı, sürgün duygusunu ve bireysel kırılmaları alışılmışın dışında bir dille ele alıyor. Masumiyet ile erotizmi aynı şiir evreninde buluşturan eser, Türk şiirinde aşkın anlatım sınırlarını genişleten yapıtlar arasında gösteriliyor.
Adını şairin özgün biçimde türettiği hayali bir kelimeden alan Üvercinka, imge gücü yüksek şiirleri ve ironik diliyle yayımlandığı dönemde edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı.
Geleneksel şiir anlayışına karşı çıkan bu cesur dil, genç kuşak şairler üzerinde derin bir etki bıraktı. Kitap, Cemal Süreya’ya 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazandırarak onun edebiyattaki yerini sağlamlaştırdı.
Cemal Süreya’nın hayatı ve iç dünyasına dair, kendisine atfedilen ve edebiyat çevrelerinde sıkça paylaşılan şu sözler de onun şiirindeki derin hüznü özetler nitelikte:
“Benim adım Cemal Süreya. Kürt Cemo derler bana… Küçüktüm ve sürgün edilmiştik…
Her küçük çocuk görüşümde ağlarım ben. Yaşayamadığım çocukluğuma…
Kalemimle çekiyorum fotoğrafları…
Çünkü biliyorum ki; hayat kısa, kuşlar uçuyor…”
Bu ifadeler, Süreya’nın çocukluk travmaları, sürgün deneyimi ve şiire yüklediği anlamla birlikte okunuyor.
Ölüm yıl dönümünde Cemal Süreya’yı anmak isteyen okurlar için Üvercinka, şairin dünyasına açılan en güçlü kapılardan biri olarak yeniden okunmayı bekliyor. Şiirlerinde dile getirdiği gibi, “hayat kısa, kuşlar uçuyor”; ancak Cemal Süreya’nın dizeleri edebiyatta yaşamaya devam ediyor.
Cemal Süreya hakkında
Şair Cemal Süreya, İkinci Yeni akımının önde gelen şairlerinden olup; 1931 yılında Erzincan’da dünyaya geldi. 1938 yılında ailesi Pülümür'den Bilecik’e sürgün edildi ve bu kırılma, onun hayatı ile şiir dünyasında derin izler bıraktı.
Cemal Süreya Kürt kimliğini doğrudan bir ideolojik söylemle değil, daha çok sürgün, kayıp, aşk ve yalnızlık temaları üzerinden şiirine yansıttı.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çeşitli kamu görevlerinde bulundu; edebiyat dünyasında ise imge gücü yüksek, ironik ve cesur aşk şiirleriyle tanındı.
Asıl soyadı “Süreyya” iken bir iddia sonucu bir “y” harfini kaybettiğini söylemesiyle edebiyat tarihine geçen bir anekdot bıraktı.
Üvercinka, Göçebe ve Sevda Sözleri gibi eserleriyle modern şiirde kalıcı bir yer edinen Cemal Süreya, aynı zamanda denemeleri ve çıkardığı Papirüs dergisiyle edebiyat düşüncesine önemli katkılar sundu; 9 Ocak 1990’da İstanbul’da hayatını kaybetti.



