AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantı devam ederken basın toplantısı düzenleyen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, iç ve dış gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Suriye’de “tek Suriye, tek ordu” ilkesini savunduklarını belirten Çelik, Kürtlerin haklarını garanti altına alan kararnameyi memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Esad döneminde Kürtlerin kimlik sorunları yaşadığını ifade eden Çelik, “Kürt kardeşlerimizin nüfus cüzdanı bile yoktu” dedi.

Kobani’ye insani yardım gönderildiğini açıklayan Çelik, ilk aşamada 11 tırın bölgeye ulaştırıldığını ve yardımların süreceğini ifade etti.

Çelik, "Bugün 'Kürtlere sahip çıkıyorum' diyerek terör örgütüne sahip çıkanların Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bahçeli'yi o cümlelerle hedef alması en büyük Kürt düşmanlığıdır" ifadelerini kullandı. Çelik, Kobani'ye 11 tır insani yardım gönderildiği bilgisini de verdiği toplantıda "Orada insani bir durum var. Şartlar ne olursa olsun Suriyeli Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin yanındayız. Suriye hükümeti ile birlikte, onların açtığı insani koridorlardan ilk aşamada 11 tır gönderdik. bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Kürt kardeşlerimizi olumsuz koşullarda bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik eleştirilerine de sert sözlerle yanıt veren Çelik, bu ifadeleri “ahlak dışı” olarak nitelendirdi.

Çelik, "Bahçeli ve Cumhurbaşkanımıza dönük ahlak dışı ifadeleri lanetliyoruz, onların hukukunun korunması kırmızı çizgimizdir" dedi.

Partisinin MKYK toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenleyen Çelik, dünyanın içinden geçtiği bu dönemde "Terörsüz Türkiye" ve T"erörsüz bölge" kavramlarının ne kadar doğru ve stratejik olduğunu savunarak, "Bu çerçevede Suriye'deki gündem son derece önemlidir. Uzun zamandır biz Suriye'de terör örgütlerinin bir takım bölgelerde diktatöryal vesayetler kurma ve terörist aktiviteleri devam ettirme konusundaki uyarılarımızı devam ettiriyorduk. Burada da tek Suriye, Tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik, dini grupların, tüm mezhep gruplarının haklarının garanti altına alacağı bir modelin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk" diye konuştu.

Suriye'de IŞİD'le mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini belirten Çelik, "DEAŞ denilen katliam örgütünün hiçbir şekilde kendisine alan bulamaması gerekir" dedi.

“Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge “süreci kapsamında PKK'iın tüm şube ve uzantılarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiği konusundaki görüşlerini tekrar eden Çelik, Suriye açısından 10 Mart Mutabakatına değnerek, "SDG unsurları bireysel olarak tek Suriye ilkesine dayalı bir şekilde bu entegrasyona yöneldiği zaman tüm bunlar çatışmasız biçimde çözülmüş olacaktı. Günün sonunda havaalanlarının, sınır kapılarının, enerji bölgelerinin Suriye devletine devri şeklinde bir durum Suriye'nin kuzeyinde terör devletçiliği kurmak isteyenlerin bu yanlış yaklaşımdan vazgeçmelerinin somut göstergesi olacaktı. Sürekli bunu ifade ettik; Tek Suriye, Tek Ordu ilkesine aykırı bir tutum almanın hem bizim açımızdan hem Suriye açısından milli güvenlik tehdidi olduğunu ifade ettik" ifadelerini kullandı.

Tek bir Suriye iradesinin ortaya çıkması gerektiğini ifade ettiklerini ifade Çelik, "Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara tarafından yayımlanan, Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade etmek isterim" dedi.

Bahçeli'den "mutlak butlan" ve "Terörsüz Türkiye" mesajı: Yargıtay kararını bir an önce vermeli
Bahçeli'den "mutlak butlan" ve "Terörsüz Türkiye" mesajı: Yargıtay kararını bir an önce vermeli
İçeriği Görüntüle

"Kürt Kardeşlerimizin Nüfus Cüzdanı Bile Yoktu"

Kararnamenin Suriye Kürtleri açısından son derece olumlu olduğunu öne süren Çelik, "Esat rejiminin inkar politikası dikkate alındığında, Kürt kardeşlerimizin nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmasının irade beyanını hem sevindirici hem önemli buluyoruz. Ortadoğuda kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıktı Ortadoğu'daki devletlere baktığımızda" ifadelerini kullandı.

“10 Mart Mutabakatı'na Uyulmayınca Söz Konusu Askeri Operasyonlar Başladı”

Kararnamenin uygulanmasının takibinin gerektiğini, Şara ve ekibinin bu konuda hassas olduklarını söylediklerini savunan Çelik, "Bu çerçevede 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayınca söz konusu askeri operasyonlar başladı ve 18 Ocak Mutabakatı ile bir noktaya varılış oldu" dedi.

"'SDG Kürtleri temsil ediyor' cümlesi, 'DEAŞ Arapları temsil ediyor' gibi hastalıklı bir cümle"

Çelik, şöyle devam etti: "Suriye'de ortaya çıkan son tabloyu bütün Kürtlerin, bütün Arapların, bütün Türkmenlerin kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımını herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı bir zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da 'SDG Kürtleri temsil ediyor' gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor' gibi hastalıklı bir cümle kurmasından farkı yoktur" diye konuştu.

Kaynak: AA