Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Narin Güran cinayetine ilişkin yürütülen dava süreci hakkında kamuoyuna yansıyan iddialara dair yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Bakanlık, bazı gazetelerde ve sosyal medyada yer alan “Bakanlık Narin Güran cinayetine aylar sonra müdahil oldu” yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, söz konusu iddiaların “yalan haber” niteliğinde olduğunu ifade etti.
Açıklamada, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kaybolduktan günler sonra cansız bedenine ulaşılan küçük Narin’in ölümünün tüm Türkiye’yi derinden etkilediği vurgulandı. Bakanlık avukatlarının hem 7 Kasım 2024’te başlayan ana davaya hem de bağlantılı ikinci davaya müdahil olarak katıldığı, yargılama sürecinde aktif rol aldığı kaydedildi.
Bakanlık ayrıca, haberi yayımlayan kuruluşlarla iletişime geçildiğini, hatanın kabul edilerek içeriğin kaldırıldığını ancak aynı iddiaların tekrar servis edilmesinin etik ve basın ilkeleriyle örtüşmediğini savundu.
Yetkililer, “Şiddet ve istismar davalarında tarafların kim olduğuna bakmadan müdahil olmaya ve mağdurların yanında yer almaya devam edeceğiz. Yalan haberlere karşı yasal haklarımız kullanılacaktır” mesajını paylaştı.
Narin Güran’ın kaybolması ve ardından cansız bedeninin bulunması, özellikle çocuklara yönelik şiddet ve istismar vakalarında kamu kurumlarının sorumluluğu ve koruyucu mekanizmaların etkinliği konusunda Türkiye genelinde geniş tartışmalara yol açmıştı.
Sivil toplum kuruluşları ve bazı hukukçular, bu tür vakalarda; Sosyal hizmetlerin erken müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, Risk altındaki çocukların daha sıkı izlenmesi, davalara kamunun daha görünür ve hızlı şekilde müdahil olması gerektiğini dile getiriyor.
Bakanlık ise son yıllarda çocuk koruma ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirildiğini, davalara müdahil olunarak mağdurların hukuki süreçte yalnız bırakılmadığını savunuyor.
Tartışmalar sürerken, dava sürecinin yargı makamlarınca devam ettiği ve kamuoyunun gelişmeleri yakından takip ettiği belirtiliyor.




