Ağrı Dağı’nın eteklerinde, Van’a coğrafi olarak yakın bir noktada bulunan ve yıllardır “Nuh’un Gemisi” iddialarıyla anılan Durupınar oluşumu, yeniden bilim dünyasının ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.

Bölgede yürütülen son araştırmalar, gelişmiş tarama teknolojileri ve laboratuvar analizleriyle desteklenen dikkat çekici bulgular ortaya koydu.

Araştırmalar kapsamında askeri düzeyde yer altı radarları kullanılarak detaylı haritalar oluşturuldu. Elektromanyetik dalgalarla yapılan ölçümlerde, doğal jeolojik süreçlerle açıklanması zor olan köşeli yapılar, keskin açılı duvar benzeri oluşumlar ve düzenli iç boşluklar tespit edildi. Uzmanlar, bu verilerin insan eliyle yapılmış bir yapıya işaret edebileceğini değerlendiriyor.

Toprak kimyası üzerine yapılan analizlerde ise bölgeden alınan 22 farklı örnekte, çevre alanlara kıyasla iki kata varan potasyum ve organik madde yoğunluğu belirlendi. Bilim insanları, bu kimyasal izlerin çürümüş ahşap kalıntılarıyla uyumlu olduğunu ve ahşap bir gemi ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti. Bitki örtüsündeki renk değişimlerinin de yer altındaki yapının yüzey koşullarını etkilediği kaydedildi.

Bölgede gün yüzüne çıkarılan seramik ve çömlek parçalarının 5 bin ila 7 bin yıl öncesine, Kalkolitik döneme ait olduğu belirlendi. Uzmanlar, bu bulguların normalde yerleşime uygun olmayan bir alanda erken dönem insan faaliyetlerine işaret ettiğini ve antik metinlerde anlatılan büyük tufan dönemiyle örtüştüğünü belirtiyor.

Öte yandan bazı jeologlar, elde edilen tüm bu verilere rağmen oluşumun çamur akışı ve erozyon sonucu meydana gelmiş doğal bir limonit yapı olabileceği görüşünü savunuyor. Tartışmaların bilimsel zeminde sürmesi bekleniyor.

Adalet Bakanlığı'ndan 140 yeni mahkeme kararı
Adalet Bakanlığı'ndan 140 yeni mahkeme kararı
İçeriği Görüntüle

Van ve çevresi açısından tarihi, kültürel ve turistik potansiyel taşıyan bu gelişmeler, bölgenin dünya gündeminde yeniden yer almasına neden olurken, yapılacak yeni kazı ve bilimsel çalışmalar merakla bekleniyor.

Kaynak: SÖZCÜ