Özellikle uyuşturucu tespitinde kullanılan saç analizlerinin güvenilirliği ve hangi bilgileri sunduğu kamuoyunda tartışılırken, Adli Tıp uzmanları bu yöntemin neden önemli olduğuna dikkat çekiyor.
“Saç, uzun süreli kullanımı gösterir”
Adli Tıp alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüten Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda Adli Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, saç analizlerinin neden önemli olduğunu katıldığı bir televizyon kanalında dile getirdi. Atasoy’a göre uyuşturucu maddeler kanda kısa sürede atılabilirken, saçta çok daha uzun süre kalabiliyor.
Atasoy, saçın “bir ağacın yaş halkaları gibi” geçmişe dair bilgi taşıdığını belirterek, her bir santimetre saçın yaklaşık bir aylık kullanım geçmişini yansıttığını ifade etti.
Bu nedenle saç analizlerinin, kişinin belirli bir zaman diliminde uyuşturucu kullanıp kullanmadığını ortaya koymada önemli bir veri sunduğunu vurguladı.
Renk ve uzunluk etkili olabiliyor
Prof. Dr. Sevil Atasoy, saçtaki uyuşturucu tespiti konusunda kadınlar ve erkekler arasında bazı farklılıklar bulunduğunu belirtti. Atasoy, bazı erkeklerin saçsız ya da kel olması nedeniyle saçtan örnek almanın zorlaştığını, uyuşturucu maddelerin saç köklerinde birikebilmesine rağmen kadınlara kıyasla daha sınırlı veri elde edilebildiğini ifade etti.
Uyuşturucuya ilişkin bulguların yalnızca saçta değil, koltuk altı, göğüs ve kasık tüylerinde de bulunabildiğini belirten Atasoy, bu bölgelerdeki kılların uzama hızının net olarak bilinmemesi nedeniyle kullanım zamanı ve sürekliliği hakkında saç kadar ayrıntılı bilgi vermediğini söyledi.
Saçın uzunluğunun analiz açısından belirleyici olduğuna dikkat çeken Atasoy, kısa kesilmiş saçlarda yalnızca son bir aya ait kullanım bilgisine ulaşılabildiğini, saç uzunluğunun 10 santimetre olması halinde ise yaklaşık 10 aylık bir geçmişin incelenebildiğini kaydetti. Bu durumun, kişinin düzenli kullanıcı olup olmadığının anlaşılmasında önemli bir gösterge sunduğunu vurgulayan Atasoy, saçların genellikle daha uzun olması nedeniyle kadınların bu açıdan dezavantajlı olabildiğini ifade etti.
Saçın kalın ya da ince olmasının sonuçları etkilemediğini belirten Atasoy, koyu renk saçların açık renklilere göre daha fazla madde depolayabildiğini, bu nedenle koyu saçlı bireylerde uyuşturucu tespitinin daha kolay olabildiğini söyledi. Saçın boyalı olmasının ise test sonuçlarını anlamlı biçimde etkilemediği belirtildi.
Öte yandan Atasoy, kişilerin girip çıktığı ortamlardaki uyuşturucu partiküllerinin saç testlerini etkilemediğini vurgulayarak, “Saç bu tür durumlarda kontamine olmaz. Çok az bulaşsa bile sonuçları değiştirmez. Test sonuçlarını belirleyen esas unsur, kandan saç köklerine geçen uyuşturucu bulgularıdır” dedi.



