İran ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan savaşın küresel ekonomi ve siyasette önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklar bazı ülkeleri zor durumda bırakırken bazılarına ise stratejik fırsatlar sunabilir.

Uzmanlara göre savaşın en dikkat çekici etkilerinden biri petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş oldu. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim, enerji sevkiyatını riskli hale getirerek küresel piyasalarda maliyetleri artırdı.

Rusya için fırsat doğabilir

Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ekonomik açıdan avantaj elde edebilecek ülkeler arasında gösteriliyor. Petrol fiyatlarının varil başına 120 dolar seviyelerine yaklaşması, petrol gelirlerine büyük ölçüde bağımlı olan Rusya’nın bütçesine olumlu katkı sağlayabilir.

Ayrıca uzmanlara göre ABD’nin askeri ve diplomatik kaynaklarını Ortadoğu’ya yönlendirmesi, Rusya’nın Ukrayna savaşında daha rahat hareket etmesine de yol açabilir.

Çin temkinli izliyor

Çin ise savaşın ekonomik etkilerini sınırlı ölçüde hissetse de ihracat odaklı ekonomisi nedeniyle dolaylı etkilerle karşılaşabilir. Çin’in ithal ettiği petrolün yalnızca yaklaşık yüzde 12’si İran’dan gelse de deniz ticaret yollarındaki aksaklıklar küresel ticareti zorlaştırabilir.

Öte yandan bazı uzmanlar, çatışmanın Çin’e diplomatik açıdan fırsatlar sunabileceğini ve Pekin yönetiminin küresel krizlerde “dengeleyici aktör” rolünü güçlendirmeye çalışabileceğini belirtiyor.

Gelişmekte olan ülkeler daha fazla etkilenebilir

Savaşın en ağır ekonomik etkilerinin enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkelerde hissedileceği öngörülüyor. Vietnam, Filipinler, Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde yakıt fiyatlarının hızla yükseldiği ve hükümetlerin enerji tasarrufu için çeşitli önlemler aldığı bildiriliyor.

Vietnam’da savaşın başlamasından bu yana dizel fiyatlarının yaklaşık yüzde 60 oranında artması, hem ulaşım hem de üretim maliyetlerini ciddi şekilde yükseltti. Artan enerji giderlerinin ekonomiye olan baskısını azaltmak isteyen hükümet, kamu kurumları ve özel sektör için mümkün olan her alanda uzaktan çalışma uygulamasını teşvik ediyor. Böylece ulaşımda kullanılan yakıt miktarının düşürülmesi ve enerji tüketiminin azaltılması hedefleniyor.

Filipinler de enerji krizinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Ham petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini Ortadoğu’dan karşılayan ülke, artan maliyetler nedeniyle kamu sektöründe çalışma düzenini değiştirmek zorunda kaldı. Acil hizmetler dışında kamu çalışanlarının haftada dört gün çalışması kararlaştırılırken, bu uygulama ile hem enerji tüketiminin hem de kamu harcamalarının azaltılması amaçlanıyor.

Benzer önlemler Pakistan’da da yürürlüğe girdi. Ülkede bankalar dışında birçok kamu kurumu ve kuruluş için enerji tasarrufu tedbirleri uygulanmaya başlandı. Mümkün olan sektörlerde uzaktan çalışma sistemi devreye alınırken, üniversitelerde dersler büyük ölçüde çevrim içi platformlara taşındı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı televizyon konuşmasında ülkenin yakıt rezervlerinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek enerji kaynaklarının dikkatli ve planlı şekilde kullanılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Enerji krizi Bangladeş’te de ciddi endişe yaratmış durumda. Artan petrol fiyatları ve olası yakıt kıtlığı nedeniyle ülkede panik alımları görülmeye başlarken, hükümet piyasada oluşabilecek dengesizlikleri önlemek için çeşitli tedbirler alıyor. Yetkililer, özellikle akaryakıt istasyonlarında yaşanabilecek yoğunluk ve stok sorunlarını kontrol altında tutmaya çalışıyor.

UEFA Şampiyonlar Ligi kutlamalarında 426 kişi gözaltına alındı
UEFA Şampiyonlar Ligi kutlamalarında 426 kişi gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Pakistan’da ise petrol istasyonlarında uzun kuyrukların oluştuğu görülüyor. Yakıtın hızla tükenmesini önlemek amacıyla hükümet bazı sınırlamalar getirdi. Buna göre otomobiller için günlük en fazla 10 litre, motosikletler için ise 2 litre yakıt alınmasına izin veriliyor. Bu tür kısıtlamalar, enerji krizinin günlük hayat üzerindeki etkilerini açık şekilde ortaya koyarken, savaşın küresel ekonomide nasıl zincirleme sonuçlar doğurabileceğini de gösteriyor.

Küresel gıda güvenliği riske girebilir

Uzmanlar, enerji krizinin yalnızca petrol fiyatlarını değil gıda üretimini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Çünkü gübre üretiminde kullanılan ürenin yaklaşık yüzde 30’u Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Sevkiyatın aksaması durumunda dünya genelinde gıda üretimi ve fiyatlarında ciddi dalgalanmalar yaşanabileceği belirtiliyor.

Analistlere göre ABD/İsrail- İran savaşı sadece askeri bir çatışma değil, aynı zamanda küresel enerji, ticaret ve gıda sistemlerini etkileyebilecek çok boyutlu bir kriz olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle savaşın sonuçlarının uzun süre uluslararası dengeleri şekillendirmesi bekleniyor.

Kaynak: BBC