Medipol Sağlık Grubu Romatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Zeynep Ertürk, hastalığın omurga ve özellikle sakroiliak eklemi başta olmak üzere omuz ve kalça gibi büyük eklemleri tuttuğunu ifade etti.
Türkiye’de görülme sıklığının binde 1-2 arasında değiştiğini kaydeden Ertürk, ankilozan spondilitin daha çok 20-40 yaş arası genç erişkinlerde ve erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha fazla görüldüğünü söyledi.
Hastalığın genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel tetikleyicilerle ortaya çıktığını aktaran Ertürk, enfeksiyonlar, sigara kullanımı, stres, obezite, beslenme alışkanlıkları ve D vitamini eksikliğinin hastalığı tetikleyen faktörler arasında yer aldığını dile getirdi.

Ankilozan spondilitin en önemli belirtisinin 3 aydan uzun süren bel ağrısı olduğunu vurgulayan Ertürk, “Bel ağrısı genellikle 40 yaş öncesinde başlar, dinlenmekle artar, hareketle azalır ve ağrı kesicilere iyi yanıt verir. Sabahları 30 dakikayı aşan tutukluk da sık görülen bir bulgudur” dedi.
Hastalarda ayrıca gözde üveit atakları, ağız aftları, ciltte sedef bulguları, bağırsak sorunları, topuk ağrısı, halsizlik ve gece terlemesi gibi belirtilerin de görülebileceğini aktardı.
Tedavide iltihap önleyici ilaçlar ve biyolojik tedavilerin kullanıldığını belirten Ertürk, düzenli egzersizin omurganın esnekliğini korumada ve hareket kısıtlılığını yavaşlatmada büyük önem taşıdığını ifade etti.

Sigaranın mutlaka bırakılması, vitamin takviyelerinin ihmal edilmemesi ve düzenli doktor kontrollerinin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Ertürk, erken tanı ile hastalığın kontrol altına alınabildiğini kaydetti.
Uzm. Dr. Ertürk, “40 yaş öncesinde başlayan ve dinlenmekle artan bel ağrısı olan kişiler mutlaka bir uzmana başvurmalı” uyarısında bulundu.



