28 Şubat süreci, 1997 yılında Türkiye’de yaşanan ve askerin hükümet üzerinde doğrudan müdahalede bulunduğu fakat tankların, silahlı çatışmanın veya yönetime el koymanın yaşanmadığı bir darbe türüdür.

Bu nedenle bu olaya “postmodern darbe” denir.

Pervin Buldan Demirtaş’la fotoğraflarını paylaştı: “Yapay zekâ fotoğraflarına itibar etmeyin”
Pervin Buldan Demirtaş’la fotoğraflarını paylaştı: “Yapay zekâ fotoğraflarına itibar etmeyin”
İçeriği Görüntüle

Yani klasik darbeler gibi yönetime açıkça el koyulmamış, baskı, medya yönlendirmesi, bürokratik müdahaleler ve siyasi baskılar kullanılarak hükümet istifaya zorlanmıştır.

Ne Oldu? Süreç Nasıl İşledi?

Yıl: 1997

Hükümet: Refah Partisi – Doğru Yol Partisi Koalisyonu (54. Hükümet)

Başbakan: Necmettin Erbakan

Askerî kanat, hükümetin ülkenin laiklik ilkesini zayıflattığını iddia etti.

28 Şubat 1997’de MGK (Milli Güvenlik Kurulu) toplantısında:

Hükümetten irticai faaliyetlerle mücadele adı altında bazı kararlar uygulanması istendi.

Ardından:

Medyada hükümete karşı yoğun yayınlar başladı. Üniversiteler, yargı, bürokrasi ve iş dünyası hükümete karşı konumlandı. Askerî bürokrasi sürekli uyarılarda bulundu. Refah–Yol hükümeti baskı altında yönetemez hale getirildi. Sonunda Necmettin Erbakan istifa etmek zorunda kaldı. Bu süreç sonunda hükümet düştü ve yerine farklı bir koalisyon kuruldu.

Neden “Postmodern Darbe” Denildi?

Çünkü:

Tanklarla yönetime el koyulmadı

Parlamento kapatılmadı

Asker yönetime açıkça geçmedi

Ancak siyasi kararlar, medya desteği ve bürokratik baskı ile hükümet devrildi.

Yani darbe askerî ama yöntem “görünmez”.

Bu nedenle akademik, siyasi ve hukuki çevreler tarafından “postmodern darbe” olarak adlandırıldı.

Sonrasında Ne Oldu?

Refah Partisi kapatıldı

Necmettin Erbakan’a siyasi yasak getirildi

Binlerce kamu çalışanı fişlendi ve görevden alındı

Başörtüsü yasakları ve üniversite giriş kısıtlamaları arttı

Yıllar sonra: 28 Şubat sürecinde rol aldığı belirtilen bazı komutanlar mahkeme kararıyla cezalandırıldı. Süreç, resmi olarak demokrasiyi askıya alan bir müdahale olarak tanımlandı.

Muhabir: Dıldar Güler